YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11043
KARAR NO : 2012/6639
KARAR TARİHİ : 18.04.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müteveffa …’in mirasçıları olan davalıların, müvekkili aleyhine müvekkilinin borçlu, davalıların murisinin alacaklı olarak gözüktüğü 08.01.1998 tanzim tarihli 5400 DM miktarlı, 15.02.1998 tanzim tarihli 10.500 DM miktarlı senetlere dayalı olarak icra takibi yaptıklarını, senetlerin bedelinin davalılardan …’a ödendiği halde senetlerin iade edilmediğini, senetlerin vade tarihlerinde tahrifat yapıldığını, zamanaşımına uğrayan senetlerin bu yolla yazılı delil başlangıcı haline getirildiğini, senetlerde müşterek borçlu müteselsil kefil olarak yer alan davalılardan …’in aynı zamanda senedi icra takibine koyan mirasçılardan olduğunu ileri sürerek müvekkilinin davalılara takipten dolayı borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, % 40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili, senetlerin vade kısmında tahrifat bulunmadığını, senetlerin zamanaşımına uğradığını, müvekkillerinden …’ın aval veren durumunda olmasından dolayı alacaklı sıfatının ortadan kalkmayacağını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı ve Kriminal raporunda davaya konu 08.01.1998 tanzim tarihli 5400 DM bedelli bononun vade tarihine “1. gününe” 15.02.1998 tanzim tarihli 10.500 DM bedelli bononun vade tarihine ise ” 1. Günü” yazılarının ilave edildiğinin belirlendiği, bonolardaki “10. Ay 1. Günü 2006 yılı 1. gününe müsade ediyorum” şeklindeki vadelerin TTK ‘nun 688. maddesinde belirtilen geçerli bir vadeyi içermemekte olduğu, vadenin geçerli olmamasından dolayı TTK’nun 689/2. maddesi gereğince takibe konu edilen bonoları “görüldüğünde ödenecek bono”olarak kabul etmek gerektiği, bu durumda bonoların muaccel hale gelmelerinin “görülmeleri” şartına bağlandığı, bu tür bonolarda zamanaşımının senedi tanzim eden keşidecinin bono üzerine yazacağı tarihli ve imzalı “görülmüştür” kaydından itibaren işlemeye başlayacağı, TTK’nun 605. maddesi gereğince bu tarihten itibaren 1 yıllık süre içerisinde bononun ödenmesinin gerektiği, bu nedenle zamanaşımının henüz işlemeye başlamadığı, davacının bonolardaki imzasını inkar etmediği, gerekçesiyle davanın ve davalı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütüntemyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 18.04.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.