Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/9709 E. 2012/4210 K. 15.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9709
KARAR NO : 2012/4210
KARAR TARİHİ : 15.03.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki birleştirilen menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, asıl ve birleşen dava da, davalı şirketin yetkilisi olan dava dışı … ‘e, müvekkilinin teminat olarak verdiği açığa imzalı bonoların anlaşmaya aykırı olarak doldurularak icra takibine konulduğunu, müvekkilinin davalı şirkete bir borcu bulunmadığını iddia ederek borçlu olmadıklarının tespiti ile davalının tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçelerinde, davacının imzasını ve kambiyo senedi (bono) vasıflarını taşıyan, bütün unsurları tamam olan senetlerin borçlu davacı tarafından müvekkili şirkete verildiğini, teminat iddiasının asılsız olduğunu, müvekkiline ait satılan mallar karşılığında senetlerin verildiğini, davacının kötü niyetli ve haksız olduğunu savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata hükmolunmasını istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporu göre; açık bono olduğu iddia edilen bonoların anlaşmaya aykırı düzenlendiği, teminat amaçlı olarak verildiği ve gerçekte bir mal teslimi nedeniyle düzenlenmediği halde malen kaydı içerdiği hususlarında ispat yükünün davacıya ait olduğu, davacının bu iddialarını HUMK 288 vd. maddeleri uyarınca yazılı belgelerle ispatlamak zorunda olup, ispat edemediği, hatırlatılan yemin teklif hakkını da kullanmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın ve davalının her iki dosyada talep ettiği tazminat isteminin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 15.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.