Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/6287 E. 2013/2667 K. 13.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6287
KARAR NO : 2013/2667
KARAR TARİHİ : 13.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek.Av…. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan, onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, toplam 50.000,00 TL. meblağlı 3 adet çeke dayalı olarak başlatılan ilamsız icra takibinde davalının ödeme emrine itirazında söz konusu çeklerin lehdarı dava dışı …’a arsa alım-satımı karşılığı verildiğini ve adı geçenle yapılan sulh protokolünün 2. maddesi gereği çeklerin iadesinin kararlaştırıldığını ileri sürdüğünü, çek ödeme vasıtası olduğundan davalı tarafça ileri sürülen itirazların iyi niyetli hamil olan müvekkiline karşı yöneltilemeyeceğini iddia ederek itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, Sultanbeyli Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2004/570 E.-2004/1005 K. sayılı kesinleşen kararı ile karara bağlanan müvekkili Belediye ile dava dışı … arasında yapılan 24.11.2004 tarihli Sulh Protokolünün 2. maddesi gereğince “16.03.2004 tarihli protokolle alacaklıya verilmiş olan ve Sultanbeyli Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2004/66 D.İŞ sayılı dosyası ile ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmiş olan çeklerin tamamı ile bu alım satım ilişkisinden dolayı verilmiş olan çekler Sultanbeyli Belediye Başkanlığı’na iade edilecektir” denildiğini, anılan protokol hükümleri gereği müvekkilinin bütün edimlerini yerine getirdiğini ve borcunu dava dışı …’a ödediğini, TTK’nın 726. maddesi gereği davacı şirket çekleri keşide tarihinden itibaren 6 ay içinde takibe koymadığından alacağın zamanaşımına uğradığını, davacı şirket ile müvekkili Belediye arasında herhangi bir temel ilişki bulunmadığından müvekkili açısından iş bu çeklerin yazılı delil başlangıcı da teşkil etmeyeceğini, kaldı ki takip konusu 3 adet çekteki ciranta imzasının dava dışı …’a ait olmadığını, davacının sahte ciranta imzası bulunan çekler ile takip yaptığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere göre; davacı hamil ile davalı keşideci arasında temel hukuki ilişki bulunmadığından davacının TTK.’nın 644. maddesi hükmü uyarınca sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde alacağını talep edebileceği, somut olayda ispat yükü sebepsiz olarak zenginleşmediğini veya çek bedelini cirantalardan birine yada hamile ödediğini savunan keşideci davalıya ait olduğu, Mahkemeye ait 2004/570 esas 2004/1105 karar sayılı dosyasında; davacının … Belediye
Başkanlığı, davalı … olup menfi tespit davası olarak açılan bu davanın sulh akdi ile sonuçlanarak davalı-lehtar ile davacı-keşidecinin sulh oldukları, iş bu davaya ait kararın gerekçesinde de bedelin alacaklıya yani …’a ödenmesinin sulh protokolünde kararlaştırıldığının belirtildiği, bu durumda davalı keşideci Sultanbeyli Belediyesinin sebepsiz zenginleşmesinin söz konusu olmadığı, dosya kapsamına göre keşidecinin sebepsiz zenginleşmediğini kanıtladığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, davalı belediyenin keşidecisi, davacının yetkili hamili olduğu zamanaşımına uğrayan ve ibraz edilip tahsil edilemeyen ilamsız icra takibine konu 50.000 TL. Meblağlı toplam 3 adet çek nedeniyle açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı vekili, dava ve takip konusu çeklerin Sultanbeyli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen 2004/540 E. sayılı menfi tespit davasında hüküm altına alınan 19.11.2004 tarihli sulh protokolü kapsamında iş bu çeklerin lehtarı …’a ödendiğini ileri sürmüştür. Mahkemece anılan menfi tespit davasına konu sulh protokolü hükme esas alınarak dava konusu edilen 3 adet çek bedelinin çeklerin lehtarı dava dışı 3. şahsa ödenmiş olması sebebiyle davalı-keşidecinin sebepsiz zenginleşmediğini ispatlamış olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme gerekçesine esas teşkil eden ve aynı Mahkemede görülen 2004/540 E. sayılı menfi tespit davasında çeklerin keşidecisi davalı ile dava dışı lehtarı … arasındaki 19.11.2004 tarihli sulh protokolü davacı-hamili bağlamaz. Davacı-hamilin, keşideci-davalı …’ye TTK’nın 644. maddesine göre müracaat hakkı vardır. Somut olayda davalı … dava dışı lehtar ile kendi arasındaki ilişkiden davacı-hamilin haberdar olduğunu bile bile zararına olacak şekilde iş bu çekleri iktisap ettiğini kanıtlamak zorundadır. Bu yönler gözetilip taraf delilleri toplanıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken delillerin takdirinde yanılgıya varılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.