YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13987
KARAR NO : 2012/4060
KARAR TARİHİ : 14.03.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili hakkında icra takibine konu edilen senedin 5.000 Euro bedelli olmadığını, senedin üst kısmındaki ödeme tarihi ile bedel hanesinin rakamla müvekkili tarafından yazıldığını, rakamla senet bedeli hanesinin 5.000 TL olarak doldurulduğunu, senedin geri kalan kısımlarının doldurulmadan boş olarak verildiğini, ancak boş bırakılan kısımların anlaşmaya ve gerçeğe aykırı şekilde doldurulduğunu, bu hali ile bono vasfını taşımadığını, müvekkili tarafından davalı aleyhine açılmış bulunan Ticaret Mahkemesinin 2009/31 Esas sayılı dosyası ile takip konusu edilen bononun iptalinin talep edildiğini ileri sürerek senede dayalı takibin ve senedin iptaline, davacı lehine %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili süresi içinde cevap dilekçesi sunmamış, 30.07.2010 havale tarihli dilekçesinde, takip konusu alacağın davacı borçlunun müvekkiline ait makinelerin kirasından kaynaklandığını, davacı borçlu-kiracının müvekkiline ait makineleri söküp götürdüğünü bu makinelerin bedelleri için ayrıca müvekkilinin dava açacağını davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; senedin rakamla ve yazıyla bedelinin gösterildiği kısımlarda tahrifat yapıldığını gösterir nitelikte herhangi bir bulgu tespit edilemediği, davacı tarafın iddiasını yazılı delil ve belgelerle ispat edemediği, davacının yemin teklif etme hakkını kullanması üzerine davalı asilin yeminli ve imzalı beyanı da gözetildiğinde, davacının bu takip ve senetten dolayı davalıya borçlu olmadığını yemin kesin delili ile de ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 14.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.