YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1039
KARAR NO : 2012/6811
KARAR TARİHİ : 25.05.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline ait araç davalı … yönetimindeyken, davalı … şirketinin trafik sigortacısı araçla çarpışması sonucu müvekkilinin aracının hasar gördüğünü, müvekkilinin ödediği 12.248 TL tamir bedelinin davalılardan tahsili amacıyla başlattıkları icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiklerini ileri sürerek davalıların vaki itirazının iptali ile alacağın %40’ından az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, kazanın oluşumunda müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, istenilen tazminatın fahiş olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili, kazanın davacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmemesi nedeniyle müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulüne, davalı … şirketinin takibe itirazının kısmen iptali ile 7.699,50 TL yönünden takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülmek suretiyle takibin devamına, davalı …’ın takibe itirazının kısmen iptali
ile 2.566,50 TL yönünden takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülmek suretiyle takibin devamına, alacak likit olmadığından davacı tarafın her iki davalıya yönelik icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece, oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı … vekilinin yerinde görülmeyen kusur oranlarına ilişkin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, araç hasar bedelinin tazmini isteminden ibarettir.
Kasko Sigorta Poliçesi Genel Şartlarının 3.3.1.2.1 maddesi hükmü uyarınca “Onarım masrafları, sigortalı taşıtın rizikonun gerçekleştiği tarihteki değerini aşar ya da taşıt onarım kabul etmez ise, taşıt tam hasara uğramış sayılır. Bu durumda değeri tamamen ödenen araç ve aksamı, talep ettiği takdirde sigortacının malı olur” hükmü öngörülmüştür. Hasarlı aracın hasarsız ikinci el piyasa değerine göre, aracın onarım masraflarının hesaplanması neticesinde tamirinin ekonomik olmayacağının anlaşılması halindeyse, aracın pert kabul edilmesi daha uygun görülerek, hasarsız ikinci el piyasa değerinden, sovtaj değerinin tenzili ile araç hasar bedeli tazminatı belirlenir.
Somut olayda, hükme esas salınan 28.04.2011 tarihli bilirkişi raporunda hasarlı aracın KDV dahil onarım bedeli 10.266 TL olarak belirlenmiş, tespit edilen miktar karşısında, aracın hasarsız halinin ikinci el rayiç piyasa değeri de belirlenerek, tamirinin ekonomik olup olmadığı hususunda bir değerlendirme yapılmamıştır.
Mahkemece, yukarıda açıklananlar ışığında bilirkişiden ek rapor aldırılarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik ve hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
3-Bozma kapsamına göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin kusura ilişkin temyiz itirazının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma kapsamına göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına
, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a geri verilmesine 25.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.