Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/4563 E. 2012/11514 K. 11.07.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4563
KARAR NO : 2012/11514
KARAR TARİHİ : 11.07.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı temlik alan vekilince duruşmasız davalı banka vekilince de duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de, duruşma isteminin süresinden sonra yapıldığı anlaşıldığından bu istemin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –

Davacılar vekili, müvekkili şirketin imza yetkilisi ve ortağı olan … ile müvekkili şirketin müşterisi oldukları davalı bankanın… Şubesinde açılan kredi hesabına müşteri çekleri depo edilmek suretiyle müvekkillerine kredi kullandırıldığını, müvekkillerinin bilgisi ve rızası dışında davalı nezdindeki iki adet kredi hesabından ayrıca, müvekkillerinin bilgisi ve talimatı olmaksızın müvekkili adına açılan başka bir kredi hesabından da davalı banka personeli tarafından defalarca imzasız dekontlarla ve müvekkilinin imzasının taklit edildiği dekontlarla toplam 184.484,00 TL. kredi çekildiğinin tespit edildiğini ileri sürerek müvekkilleri adına açılan kredi hesaplarından ve müvekkillerinden …’ın bilgisi ve rızası dışında açılan kredi hesabından müvekkillerinin bilgisi ve izni dışında nakit çekilen 184,474,00 TL. ile bugüne kadar işletilen faizinden müvekkillerinin borçlu olmadığının tespitine, 01.06.2007 ve 26.06.2007 tarihli nakit çekilen kredi dekont örneklerinde müvekkilinin imzası taklit edildiğinden örnek imzası alınarak bu durumun tespitine, müvekkillerinden habersiz çekilen anılan meblağın müvekkillerinin kredi hesaplarına iadesine ve %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, dava konusu olayların Banka Teftiş Kurulu tarafından araştırıldığını, banka ile davacılar arasında davacıların olası zararlarının giderilmesi için anlaşma sağlanması ihtimalinin bulunduğunu ileri sürmüştür.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi asıl ve ek raporları ile teftiş kurulu raporuna göre; davacı şirket hesabından 5001,00 TL. ile 176.779,00 TL. paranın haksız ve usulsüz işlemlerle ve rızaları dışında davalı banka çalışanı tarafından çekildiği, bu durumun ayrıca…8. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 15.10.2009 tarih ve 2008/62 E.-2009/44 K. Sayılı kararı ile banka personelinin zimmet suçundan cezalandırılmasına ilişkin mahkumiyet kararı ile de sabit olduğu, davalı bankanın çalıştırdığı kişilerin eylemlerinden sorumlu olduğu gerekçesiyle davacıların davasının kabulü ile davacıların davalı bankaya dolayısıyla temlik alan Girişim Varlık Yönetim Şirketine toplam 184,484,00 TL. borçlu bulunmadıklarının tespitine, faizler de nazara alınarak 179.406,50 TL.’lik kısmın davalı bankadaki şahıs hesaplarına, 5.077,50-TL’lik kısmın ise davacı şirketin davalı bankadaki hesabına istirdaten iadesine karar verilmiş hüküm davalı banka vekili ile davalı temlik alan vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, davalı banka nezdinde davacılara ait kredi mevduat hesabından davalı banka personeli tarafından usulsüz çekilen kredi miktarları ile ferileri yönünden davalı bankaya borçlu olunmadığının tespiti ile çekilen kredi miktarının davacıların hesaplarına iadesi istemine ilişkindir. Her ne kadar Mahkemece gerekçeli kararın 3. sayfasında “davalı bankanın alacağını 07.01.2010 tarihinde Girişim Varlık Yönetim A.Ş.”ye temlik ettiğinin anlaşıldığı” denilmiş, anılan şirketin karar başlığında “temlik alan davalı” olarak belirtilmiş ve yine anılan şirketin temlik alan davalı sıfatıyla hüküm fıkrasında “davacıların davalı bankaya dolayısıyla temlik alan Girişim Varlık Yönetim Şirketine toplam 184,484,00 TL.borçlu bulunmadıklarının tespitine, faizler de nazara alınarak 179.406,50 TL.’lik kısmın davalı bankadaki şahıs hesaplarına, 5.077,50-TL’lik kısmın ise davacı şirketin davalı bankadaki hesabına istirdaten iadesine” denilmek suretiyle sorumluluğuna karar verilmiş ise de dosya kapsamında davalı banka tarafından dava dışı Girişim Varlık A.Ş.’ye dava konusunun usulüne uygun olarak temlik edildiğine dair geçerli bir temlik sözleşmesine rastlanılmamıştır. Dosya içerisinde davalı banka tarafından davacılar hakkında;…5. İcra Müdürlüğü’nün 2008/26039 E.,…7. İcra Müdürlüğü’nün 2008/21465 E.,…7. İcra Müdürlüğü’nün 2008/21466 E. Sayılı takip dosyaları üzerinden başlatılan icra takiplerinde, her bir icra dosyasına dava dışı Girişim Varlık A.Ş.’ce söz konusu icra takiplerinin temlik alındığına dair 01.07.2010 tarihli temlik sözleşmelerinin eklendiği görülmüştür. Bununla birlikte söz konusu icra takip dosyalarının iş bu dava dosyası ile bir ilgisi bulunmamaktadır. O halde, mahkemece, davalı bankaca dava dışı Girişim Varlık A.Ş.’ye iş bu dava konusunun usulüne uygun olarak temlik edilmediği halde, sanki dava konusu temlik edilmiş gibi davaya “davalı temlik alan” sıfatıyla taraf kabul edilerek yargılama sonunda sorumluluğuna hükmedilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.