Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/8460 E. 2012/15351 K. 18.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8460
KARAR NO : 2012/15351
KARAR TARİHİ : 18.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki birleştirilen menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı konusu kalmayan dava hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, asıl ve birleşen dosyada, davalı tarafın alacaklı olduğu icra dosyasından müvekkili banka şubesine sadece 89/1 haciz ihbarnamesi gönderildiğini, itiraz niteliğindeki cevapları dikkate alınmadan ve 89/2-89/3 maddeleri gereğince haciz ihbarnameleri gönderilmeden doğrudan ikinci bir müzakere ile hesaptaki paranın icra dosyasına gönderilmesinin istendiğini, müvekkili banka nezdindeki hesabın borçluya ait olmayıp tevdi mahalli kararı ile açılmış bir hesap olduğunu, takip borçlusunun haciz ihbarnamesinin şubeye tebliği edildiği tarihte ve bugün itibariyle herhangi bir hak ve alacağı olmadığı gibi adına açılmış bir hesapta bulunmadığını, müvekkili bankanın cebri icra tehdidi altında ve haciz işlemi nedeniyle itibarı zedelenecek olduğundan fiilen haczedilen meblağı ödediklerini iddia ederek borçlu olmadıklarının tespiti ile 89/1 haciz ihbarnamesinin iptaline, takip alacaklısının %40 kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, 15 günlük hak düşürücü süre içerisinde davanın açılmadığını, davacının İcra Mahkemesine birinci haciz ihbarnamesinin ve haciz kararının iptali için dava açıtığını, ancak davacının sonucunun kesinleşmesini beklemeden iş bu davayı açtığını, davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, icra mahkemesince icra müdürlüğünün haciz kararı ve işlemlerinin iptal edilip, kararın kesinleştiğini, haczin, borçlu adına davacı banka şubesinde depo edilmiş olan mevduat hesabına uygulandığını, davacının icra takibinde 3. kişi konumunda olup, İİK.’nun 89 maddesi kapsamı dışında davalı alacaklıya menfi tespit davası da açamayacağını savunarak konusu kalmayan davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre dava devam ederken kesinleşen icra mahkemesi kararları gereğince dava konusu paranın takip dosyasına ödenmesine sebep olan icra dairesi işlemlerinin iptal edilmiş olup, davanın konusunun kalmadığı ancak davacı tarafın davasında haklı olup, haklılık durumuna göre yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesi gerektiği, davanın esası hakkında bir karar verilmediği için icra inkar tazminatına yer olmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen dava ile ilgili olarak konusu kalmayan davanın esası hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına hükmolunmuş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, 18.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.