YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16845
KARAR NO : 2013/4989
KARAR TARİHİ : 21.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, genel kredi taahhütnamesinden kaynaklanan alacaklarını tahsil için giriştikleri icra takibine davalının haksız olarak kısmen itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, taksitli ticari kredi için müvekkilinin kefil olduğunu, ticari artı para ve çek bedeli kredisi adı altında kefilliğinin bulunmadığını, tek taraflı olarak hazırlanmış, tamamen banka lehine hükümler içeren sözleşmenin eşitlik ve adalet ilkelerine aykırı olup, bu yönü ile geçersiz olduğunu, sözleşmede faiz oranları belirtilmemesine rağmen % 114 faiz talebinin hukuki ve yasal dayanağının bulunmadığını BSMV ve KKDF’nin tamamının kanunen bankaya ait bir sorumluluk olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; takip tarihi itibariyle dava dışı borçlunun davacıya toplam 17.236,57 TL borçlu olduğu, davalı borçlunun müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak 30.000,00 TL limitli sözkonusu sözleşmeyi imzaladığı, kefalet limitinin borç miktarından fazla olup, davalının borcun tamamından sorumlu olduğu, alacağın belirlenebilir olmasına rağmen davalının haksız olarak itiraz ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre,davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davalı borçlu icra takip dosyasına verdiği itiraz dilekçesinde, takip talebindeki alacağın 6.497,77 TL’lik kısmına ve faiz oranına itiraz etmiştir. İtirazın kısmi olduğu dava dilekçesinde de belirtilmiştir. Böylece itiraz edilmeyen kısım yönünden takibin kesinleştiğinin kabulü gerekir. Hal böyleyken, mahkemece; davalının itirazının kısmi itiraz olduğu gözetilmeden takibin tamamına itiraz varmış gibi değerlendirme yapılarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.