YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/475
KARAR NO : 2012/5892
KARAR TARİHİ : 08.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu …’nın alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla adına kayıtlı 3 taşınmazı 24.9.2008 tarihinde davalı …’na, Evim Möble adlı işyerini de akrabası olan davalı …’na devrettiğini belirterek davalılar arasındaki tasarrufların iptalini dava ve talep etmiştir.
Davalı … vekili, dava konusu 3 taşınmazın üzerindeki ipotek ve hacizlerle birlikte borçludan olan alacaklarını kurtarmak amacıyla aldıklarını, aciz belgesi sunulmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar savunma yapmamıştır.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre, dava konusu borçlu tarafından davalı …’ye satılan 3 taşınmaz yönünden daha önce mahkemenin 3.5.2010 tarih 2009/6 E – 2010/129 K sayılı kararı 30.6.2011 tarihinde kesinleştiğinden söz konusu talep bakımından davanın konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, dava konusu … da faaliyet gösteren Evim Möble isimli işyerinin davalı borçlu tarafından dayısının oğlu olan davalı …’na devrine yönelik tasarrufun ise iptaline, İİK 283/2. madde gereğince söz konusu işyerini devir alan …’nun elinden çıkarmış olduğu mallar yerine
geçen değer taalluk eden nispetinde adı geçenden davacının alacağından fazla olmamak üzere nakden tazminine, davacıya hükmün 1 ve 2 nolu kararlarda iptal edildiği belirtilen taşınmazlar ve Evim Möble isimli işyeri üzerinde Ankara 2. İcra Müdürlüğünün 2008/4386 sayılı takip dosyasında borçlu bulunan 130.782,00 TL alacak ve tüm ferilerine ilişkin olarak cebri icra yetkisi tanınmasına karar verilmiş; hüküm, davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
1-HMK’nun 297/2 maddesi gereğince, hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangibir söz tekrar edilmeksizin taleplerden herbiri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Somut olayda mahkemece dava konusu 3 taşınmaz hakkında, daha önce başka bir alacaklı tarafından aynı davalılar ve aynı taşınmazlar yönünden açılan tasarrufun iptali davası kabul edildiğinden bu davanın konusuz kaldığı dolayısıyla esas hakkında karar verilmesine yeroladığına, davacı alacaklıya dava konusu taşınmazlar üzerinde cebri icra yetkisi tanınmasına şeklinde hüküm tesisi, hükmün kendi içinde çelişki yaratması ve infaz kabiliyeti bulunmadığından HMK’nun 297/2 maddesine aykırılık oluşturması nedeniyle isabetli görülmemiştir. Mahkemece yapılması gereken iş, dava konusu üç taşınmaz yönünden toplanan delillere göre davalı borçlu ile … arasındaki 24.9.2008 tarihli tasarrufun İİK 277, 278, 279 ve 280.maddelere göre iptale tabi olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
2-Dava konusu işyeri devriyle ilgili kurulan hükmün de eksik incelemeye dayalı, infaz kabiliyeti olmaması, HMK’nun 297/2 maddesine aykırılık teşkil etmesi nedeniyle bozulması gerekmiştir. Dava konusu işyeri devriyle ilgili olarak Tokat Vergi Dairesi ve Ticaret Sicil Memurluğuna müzekkere yazılarak dava konusu … adresinde faailiyet gösteren Evim Möble adlı işyerinin borçlu tarafından davalı …’na, … tarafından da dava dışı 4.kişilere devredilip devredilmediği; devredilmiş ise devir tarihlerinin tesbiti, borçlu ile davalı … arasın-
da işyeri devrinin tesbiti halinde bu devrin İİK 277, 278, 279 ve 280.maddelere göre iptale tabi bulunup bulunmadığı, iptale tabi olduğu belirlendiği ve davalı …’nin de işyerini dava dışı 4.kişiye devretmiş olması halinde, davalı 4.kişi aleyhine açılmış bir dava bulunmadığından davalı …’nin işyerini devrettiği tarihteki işyerinin değerinin uzman bilirkişi aracılıyla tesbiti ile tesbit edilen bu değerin İİK 283/2. madde gereğince davacının takip konusu alacak ve fer’ileriyle sınırlı olarak davalı …’den tahsiline karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı infaz kabiliyeti bulunmayan (Hükmedilen tazminat miktarının belirsiz olması nedeniyle) hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabülü ile hükmün davalı … yararına, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davalı … yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar … ve …’na geri verilmesine 8.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.