Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/13907 E. 2011/8463 K. 23.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/13907
KARAR NO : 2011/8463
KARAR TARİHİ : 23.06.2011

Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki İtirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin alacaklı olduğu ve dava dışı şirket tarafından keşide edilen çeklerin tahsili için vadesinde davalı bankaya ibraz edildiğini çeklerin karşılıksız çıkması üzerine müvekkilinin bu hususun çeklerin arkasına şerh edilmesini talep ettiğini, davalı tarafından çeklerin arkasına karşılıksız kaşesi vurulduğunu ancak kaşede, banka mevzuatına aykırı olarak davalı bankanın 3167 sayılı kanun 10. maddesi uyarınca sorumluluğunun sona erdiği, hamilin bankanın ödemekle yükümlü olduğu bedeli kabul etmediği şeklinde ibarelerin bulunduğunu, bu kaşenin altının müvekkiline imzalatıldığını, ancak bu sırada müvekkiline herhangi bir uyarı yapılmadığını, müvekkilinin iradesinin fesada uğratıldığını, müvekkilinin davalı bankayı ibra etmediğini ve davalı bankanın 3167 sayılı kanun uyarınca her bir çek yaprağı için sorumluluğunun bulunduğunu, bu nedenle davalı hakkında takibe geçildiğini, davalının haksız itirazı sonucu takibin durduğunu belirterek itirazın iptali ile %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili bankanın merkezinin İstanbul /Şişli olması nedeni ile yetkili icra dairesi ve Mahkemesinin Şişli olduğunu, ayrıca müvekkili banka Elazığ Şubesinin ayrı bir tüzel kişiliği olmadığını, bu nedenle davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile reddi gerektiğini, davacının, ibra ettiği çeklerin arkasının 3167/sk.10. maddesi uyarınca müvekkili bankayı ibra ettiğine dair imzanın bulunduğunu, davacının bu ibra isteminden sonra sorumluluk bedeline dayalı olarak müvekkili hakkında takibe geçmesinin mümkün olmadığını öne sürerek davanın reddi ile %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, takibe ve davaya konu çeklerin süresi içinde muhatap davalı bankaya ibraz edildiği, çeklerin kısmi karşılığının bulunduğu, davacı hamilin kısmi karşılığı ve davalı bankanın sorumlu olduğu, bedeli talep ve kabul etmeyip 3167/sk. 10. maddesine dayalı olan davalı bankanın sorumluluğunun sona erdiğini kabul ettiği, buna ilişkin kaşenin altının davacı hamil tarafından imzalandığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 23.6.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.