Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/8061 E. 2012/14161 K. 03.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8061
KARAR NO : 2012/14161
KARAR TARİHİ : 03.10.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, dava dışı …Ltd. Şti. ile müvekkili banka arasında imzalanan kredi sözleşmesini müşterek borçlu-müteselsil kefil olarak imzalayan davalıya kat ihtarnamesi tebliğ edildiği halde borcun ödenmediğini, başlatılan ilamsız icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının açmış olduğu itirazın iptali davasının sonucunda Gaziantep 2. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2010/647 E. sayılı dava dosyası ile davacının itirazın kaldırılması talebinin reddine karar verildiğini, müvekkilinin dava konusu kredi borcundan dolayı şahsi sorumluluğunun bulunmadığını, davanın reddi ile %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere göre; Gaziantep 8. İcra Müdürlüğünün dosyasında; davalı … vekilinin 23.10.2009 tarihli dilekçesi ile takibe itirazda bulunduğu, alacaklı vekilinin icra dairesine 01.12.2009 tarihinde geldiği, bu suretle bu tarihte davalı tarafından yapılan itirazı öğrenmiş sayılacağı, bu durumda davacı tarafça 29.03.2011 tarihinde itirazın iptali davasının açıldığı gözetildiğinde davanın İİK’nın 67. maddesi uyarınca bir senelik yasal süre içerisinde açılmadığı, davacı tarafça davaya alacak davası olarak devam etmek istediklerine dair herhangi bir beyanda bulunulmadığı gerekçesiyle davanın yasal süresi içerisinde açılmadığından reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, davacı banka ile dava dışı şirket arasında genel kredi sözleşmesini kefil olarak imzalayan davalıya karşı kredi alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Dava konusu icra takip dosyasında davalı-borçlunun ödeme emrine itiraz dilekçesinin yasal süresinde ibraz edildiği, gerekçeli kararda belirtilen davacı- alacaklı vekilinin ise icra müdürlüğüne diğer borçlu yönünden işlem yapmak üzere 01.12.2009 tarihinde geldiği, bununla birlikte takip dosyasında İİK’nın 67. maddesinde davacı-alacaklıya borçlu itirazının tebliğ edildiğine dair bir belge bulunmadığı görülmüştür. İİK’nın 67/1. maddesinde, “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.” denmektedir. O halde, anılan yasa maddesinde açıkça itirazın tebliği aranmakta olup, icra takip dosyasında da alacaklı vekiline itirazın tebliğ edildiğine dair bir belge bulunmadığı anlaşıldığından yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.