YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9721
KARAR NO : 2012/4211
KARAR TARİHİ : 15.03.2012
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ile davalılardan Mais A.Ş vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalılardan …den 0 km olarak aldığı aracında arızalar meydana geldiğini, en son 18.02.2007 tarihinde meydana gelen arıza nedeniyle yapılan tetkikler sonucu aracın 4 silindirinde yanma, erime olduğu, daha sonra yapılan kapsamlı kontrolde de motorunun tamamen bittiği ve kullanılmaz durumda olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin hemen davalı Mais A.Ş’ye müracaat edip, aracın tamirinin mümkün olmaması halinde yenisi ile değiştirilmesi vs. talep ettiğini ancak davalı tarafın bunu kabul etmediği gibi aracın garanti dışı olduğunu iddia ettiğini, müvekkilinin aracı kullanmak zorunda olduğundan aracı tamir ettirme durumunda kaldığını iddia ederek aracın alımında ödenen 24.961 TL ile tamir masrafı 9.408,83 TL’nin faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, bu talebin kabul edilmemesi halinde aynı model ve özelliklere sahip (0) km bir araç ile değiştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili cevabında, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı Mais A.Ş vekili cevabında, Kadıköy Ticaret mahkemelerinin yetkili olduğunu, yasal süresi içinde ayıp ihbarında bulunulmadığını, süresinde dava açılmadığını, davaya konu aracın periyodik bakımlarının eksik olup, bu hali ile garanti uygulamasından yararlanmasının mümkün olmadığını, davanın Sanayi Bakanlığı tarafından yayımlanan garanti belgesi uygulama esaslarına dair yönetmelik hükümleri kapsamında dahi reddinin gerektiğini, davacının talepte bulunabilmesi için kendi üzerine düşen edimlerini yerine getirmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
18.03.2008 tarihli celse davacı vekili, davalı banka aleyhine açtıkları davayı takip etmediklerini, işlemden kaldırılmasını istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre motordaki hasara yol açan arızanın ne olduğu konusunda yeterli teknik bilgi bulunmadığı, arızanın, yasal iki periyodik bakım arasında gerçekleştiği, bu durumda arıza nedeninin kullanıcının periyodik bakımı geciktirdiği iddiasına bağlanmasının mümkün olmadığı, bakım sırasında aracın yakıt sisteminde herhangi bir anormallik bulunduğuna dair veri de olmadığı, motor onarımının KDV dahil 7.558,80 TL olduğu, motor arızasının araçta değer kaybına yol açacak olup, değer kaybının 1.000 TL civarında olduğu, araçta bedel iadesini gerektirecek şartların oluşmadığı, davacı alıcı bakımından akdin feshini gerektirecek şartların veya aracın ayıptan ari misli ile değiştirilmesini gerektirecek şartların da oluşmadığı, davacının davalıdan motor değişimi için ödediği bedel ile araçta oluşan değer kaybı toplam 8.558,80 TL’yi talep etme hakkı bulunduğu, davalı satıcının verdiği garanti kapsamında sorumlu olduğu, davacının süresinde ayıp ihbarında bulunduğu, davacının yaptığı hasarlı kazalarla aracın motorunda meydana gelen ayıp arasında ilişkinin tespit edilemediği, davalı banka hakkında verilen işlemden kaldırılma kararının üzerine davanın yasal süre içerisinde yenilenmediği gerekçesiyle davalı Mais A.Ş hakkında açılan davanın kısmen kabulüne, davalı banka aleyhine açılan davanın takip edilmediğinden HUMK’nun 409. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı Mais A.Ş vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı Mais A.Ş vekilinin tüm davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davanın kısmen kabulüne karar verildiğine göre karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen miktar dikkate alınarak davalı yararına, kabul edilen miktar gözetilerek davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davalı yararına fazla vekalet ücretine hükmolunması doğru olmayıp, kararın bozulması gerekmişse de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 (HUMK 438/7 ) maddesi uyarınca düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı Mais A.Ş vekilinin tüm davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kararın hüküm fıkrasının 6 sayılı bendinin 2. satırında yer alan “3.919.18 TL ücreti vekaletin” ibaresinin karardan çıkarılarak yerine “3.059,21 TL ücreti vekaletin”ibaresinin yazılmasına ve hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.