Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/1654 E. 2012/4029 K. 13.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1654
KARAR NO : 2012/4029
KARAR TARİHİ : 13.03.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin 73 yaşında olup okuma yazma bilmediğini, davalının müvekkiline ait evde kiracı olarak oturduğunu, davalının annesinin 03.09.2007 akşamı 80.00 TL kira bedelini müvekkiline verdiğini, müvekkiline parayı aldığına dair imza attırdığını, davalının giriştiği icra takibinden sonra müvekkilinin kendisine bono imzalatıldığını anladığını, taraflar arasında 42.000 TL bedelli senet imzalanmasını gerektiren bir ilişkinin bulunmadığını hile ile senedin imzalatıldığını ileri sürerek, müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile %40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davacıya verilen para nedeniyle davaya konu senedin düzenlendiğini, davanın reddi gerektiğini savunarak, %40 tazminatın davacıdan tahsilini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama, tarafların ve dinlenen tanıkların beyanları nazara alındığında davalının 20 yıl önce davacıya verdiğini savunduğu, 40 milyarın 150 hakim maaşına tekabül ettiği, davalının kendi beyanına göre de, bu para ile 3 daire alınılabilecek iken kiracı olarak oturmaya devam edip, paraya ihtiyacı olmayan davacıya vermesinin hayatın olağan akışına uygun düşmediği gerekçeleri ile davanın kabulüne, icra takibine konu 42.000 TL’lik senet nedeniyle davacının, davalıya borçlu olmadığının tespitine, %40 kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, bono nedeniyle borçlu bulunulmadığının tespiti istemine ilişkindir. HUMK’nun 290 (HMK’nun 201) maddesi uyarınca senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak nitelikte bulunan hukuki işlemler tanıkla ispat olunamaz. Başka bir anlatımla, senede karşı ileri sürülen iddiaların yazılı delille kanıtlanması gerekmektedir. Davalı taraf tanık dinlenmesine muvafakat etmediğine göre, somut olayda tanık dinlenmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Yerel mahkemenin gerekçesinde belirttiği hususlar ise senede karşı ileri sürülen iddiaların tanıkla ispat edilemeyeceği yolundaki genel kuralın istisnaları olarak kabul edilemez. Mahkemece belirtilen bu ilkeler gözetilmeksizin subjektif bir takım değerlendirilmelerle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.03.2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

– KARŞI OY YAZISI-

Dosya içeriğindeki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere göre davacı tarafın temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanması gerektiği kanaatiyle, kararın bozulması yönünde oluşan sayın çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.