Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2010/933 E. 2010/4950 K. 30.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/933
KARAR NO : 2010/4950
KARAR TARİHİ : 30.03.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, kamulaştırma bedelinin artırılması, birleşen dava dilekçesinde artan kesimin kamulaştırılarak bedelinin faizi ile birlikte ödenmesi istenilmiştir. Mahkemece asıl davanın reddine, birleşen davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiş, hükmün temyiz incelemesi taraf vekillerince, incelemenin duruşmalı olarak yapılması ise davacı vekili tarafından yasal süresi içinde verilen temyiz dilekçesi ile istenilmekle taraflara yapılan tebligat üzerine duruşma için tayin olunan günde temyiz eden davacı vekili Av…. ile davalı vekili Av…. geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, tetkik hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili asıl dava dilekçesinde kamulaştırılan taşınmazın bedelinin artırılarak faizi ile birlikte tahsilini; birleşen dava dilekçesinde ise kamulaştırmadan artan kesim olup 51 ile 52 parsel numarasını alan taşınmazların yapılan kamulaştırma nedeniyle işe yaramayacağını ileri sürerek bu parsellerin de kamulaştırılmasını ve bedelinin faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, mahkemece asıl davanın reddine, birleşen davada; 51 parselle ilgili talebin reddine, 52 parselle ilgili talebin ise kabulüne karar verilmiştir.
Asıl dava açısından; mahkemece bozmaya uyulmuş ise de, gereği tam olarak yerine getirilmemiştir
Şöyle ki;
Dairenin 14.07.2008 tarihli bozma ilamında; mahkemece 06.10.2005 tarihli bozma ilamına uyulduğuna, bu bozma ilamında da aynı kamulaştırma kapsamındaki 320 ada 46 parsel sayılı taşınmazın değerinin delil sayılabileceği, bu ve diğer emsallerle yasaya uygun şekilde karşılaştırma yapan ek raporlar alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği belirtilmiş olmasına karşın, mahkemece bilirkişi kurullarından ek raporlar alınmadan, yeniden bilirkişi kurulu oluşturularak 320 ada 46 parsel sayılı taşınmaz somut emsal kabul edilerek karşılaştırma yapılıp değer belirlenmiş olması doğru görülmediği belirtilmiş, buna göre de mahkemece re’sen emsal araştırması yapılması, taraflardan yeniden emsal istenmesi, Sivrihisar ilçesinde emsal olabilecek taşınmaz satışı bulunmadığı yapılacak araştırma sonunda kesin bir şekilde saptandığında komşu ilçelerden dava konusu taşınmaza benzer özellikleri olan taşınmaz satışlarının emsal kabul edilip bu emsal taşınmazın ve dava konusu taşınmazın değere etki yapan tüm özelliklerinin (şehir merkezine uzaklığı, konut alanında ya da ticari faaliyetlerin yoğun olduğu yerde olup olmaması, imardaki yapılaşma durumu, imar planına göre cadde veya sokağa cephe durumu vs.) belirlenmesinden ve somut emsalin imar parseli olup olmadığı da saptandıktan sonra hükmüne uyulan bozma kararı doğrultusunda bilirkişi kurullarından ek raporlar alınarak oluşacak sonuca göre hüküm kurulması gerektiği belirtilerek bozulmuş, mahkemece bozmaya uyulmuş ancak Dairenin daha önceki 2005 tarihli bozma ilamına uyulmuş olmasına rağmen bilirkişi kurullarının ek raporlarında önceki görüşlerinde ısrar ettiklerini, artırılması gereken bir bedel olmadığını bildirdiklerini, buna göre ek rapor alınsa dahi bilirkişilerin görüşünün değişmeyeceği belirtilerek ikinci kez ek rapor alınması uygun görülmeyerek davanın reddine karar verilmiştir.
Hakim, bozmaya uyduğuna göre bozma gereğini yerine getirmek zorundadır ve bozma ilamının gereğinin yapılıp yapılmadığını denetlemek ve kendisinin uyduğu hususlara aykırı değerlendirme yapılması halinde bilirkişi kurullarından bozma esaslarına uygun rapor düzenlemelerini istemekle görevlidir.
Birleşen dava açısından ise; kamulaştırmadan artan kesimlerden 52 parsel açısından verilen hükümde bir isabetsizlik yoktur. Ancak, 51 parsel sayılı taşınmaz için ise asıl dosyada belirlenen kamulaştırma m²’si üzerinden hüküm kurulmuştur. Asıl davadaki değerlendirmeler artan kesim için de geçerli olduğundan raporlar hüküm kurmaya elverişli değildir.
Buna göre mahkemece asıl dava ve birleşen dava açısından yapılacak iş; Dairenin 06.10.2005 tarihli ve 14.07.2008 tarihli bozma ilamları da dikkate alınarak re’sen ve tarafların bildireceği emsaller Tapu Sicil Müdürlüğünden temin edilmeli, bulunmaması halinde komşu ilçelerden dava konusu taşınmaza benzer özellikleri olan taşınmaz satışlarının emsal kabul edilip bu emsal taşınmazın ve dava konusu taşınmazın değere etki yapan tüm özelliklerinin (şehir merkezine uzaklığı, konut alanında ya da ticari faaliyetlerin yoğun olduğu yerde olup olmaması, imardaki yapılaşma durumu, imar planına göre cadde veya sokağa cephe durumu vs.) belirlenmeli, aynı kamulaştırma doğrultusunda daha önce incelenip Dairenin denetiminden de geçen (mahkemenin 2002/169 Esas-2003/50 Karar,Dairenin 2003/4043-4939 Karar; 2002/168 Esas-2003/49 Karar, Dairenin 2003/4044-4940 Karar; 2002/171 Esas-2003/52 Karar, Dairenin 2003/4045-4941 Karar sayılı) dosyalar gibi dosyalarda yeknesaklığın sağlanması ve adil bir kamulaştırma bedeli belirlenmesi için değerlendirilip incelenmeli, raporların bozma ilamına uygunluğu denetlenmeli, kamulaştırmadan artan ve kullanılmaya elverişli olmayan kısmın değeri de alınacak bu rapor doğrultusunda belirlenmeli ve oluşacak sonuç doğrultusunda karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasında vekille temsil edilen davalı ve davacı yararına takdir edilen 750,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa, davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edenlerden davacı tarafa iadesine, 30.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.