YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4341
KARAR NO : 2012/9898
KARAR TARİHİ : 11.06.2012
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki ipoteğin kaldırılması davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı; kendisine ait … … İlçesinde bulunan taşınmazın davalı bankaya, … Otomotiv Ltd. Şti.’ne kullandırılan kredinin teminatı olarak 11/09/2006 tarihinde 125.000,00 TL bedelle ipotek verildiğini, daha sonra davalı bankayla ipoteğin fekki konusunda mutabakata varıldığını ve davalı banka tarafından 10/11/2008 tarihli ipotek fek yazısı tanzim edilerek … Tapu Sicil Müdürlüğüne 19/11/2008 tarih 3907 başvuru numarasıyla teslim edildiğini, ancak ipoteğin fekkinin gerçekleştirilmediğini ve kendisinin sürekli oyalandığını, daha sonra aleyhinde … İcra Müdürlüğünün 2009/26884 esas sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığını, kendisinin kefil konumunda olmayıp, sadece ipotek veren 3. kişi konumunda olduğunu belirterek, taşınmazdaki ipotek şerhinin fekki ile davalıya borçlu olmadığının tespitine ve kötü niyetli davalı bankanın %40’dan az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; taşınmaz üzerindeki ipoteğin alacaklı tarafından bildirilmediği sürece fekkinin mümkün olmadığını, ipoteğin teminat (limit) ipoteği olup bankanın talebi doğrultusunda kaldırılabileceğini, banka yetkilisi tarafından ipotek fek yazısı verildiğini, fakat dava dışı şirkete kullandırılan kredi borcu bitmiş olsa da, cari hesap şeklinde işleyen pos cihazının halen kullanılıyor olması ve ticari artı para hesabının bulunması nedeniyle ipoteğin kaldırılması kararından vazgeçildiğini, ipotek fek yazısında da fek işleminin banka avukatının vekaletnamesini ibrazını müteakip tekemmül ettirileceğinin bildirildiğini, banka vekili tarafından da işlemin gerçekleştirilmediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve dosya kapsamına göre; davalı banka tarafından, ilgili tapu sicil müdürlüğüne, yetkili temsilcileri tarafından imzalanarak gönderilen ipotek fek yazısında, davacıya ait taşınmaz üzerindeki ipotekten açıkça vazgeçildiğinin bildirilmesi suretiyle fek iradesinin açıkça ortaya konulduğu, iradeyi sakatlayan herhangi bir sebebinin de ileri sürülmemiş olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davacıya ait taşınmaz üzerindeki ipoteğin fekkine, davanın niteliği gereği davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekilleri temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, somut olay bakımından ipoteğin fekki koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. Bu durumda; Mahkemece, dava konusu ipotek akdi ve banka kayıtları üzerinde, konusunda uzman bir bilirkişiye inceleme yaptırılarak, ödendiği iddia edilen kredi borcu dışında davacının davalı bankaya karşı ipotek kapsamında kalan herhangi bir kredi sorumluluğu bulunup bulunmadığının ve dolayısıyla somut olay bakımından ipoteğin fekki koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin saptanmasına yönelik ayrıntılı ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının tüm, davalının öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.