Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/5805 E. 2012/14051 K. 01.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5805
KARAR NO : 2012/14051
KARAR TARİHİ : 01.10.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili; müvekkilin boya imal ettiğini ve aralarındaki ticari ilişki nedeniyle davalıya mal sattığını, sattığı mallara ilişkin düzenlediği faturaları ve malları davalıya teslim ettiğini, ancak davalının fatura bedellerini ödemediğini, takip tarihi itibariyle davalının müvekkile 62.357,19 TL borçlu olduğunu, bu nedenle davalı aleyhine Pendik 1.icra müdürlüğünün 2008/1727 esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattıklarını, davalının haksız itirazı nedeniyle takibin durduğunu belirterek, davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket yetkilisi cevap dilekçesinde; davalı şirketin davacının Güneydoğu Bölgesi distribütörü olduğunu, her yıl en az iki kez taraflar arasında cari hesap mutabakatı yapıldığını, davacının yapılan sözleşme ve protokoller gereği taahhütlerini yerine getirmemesi nedeniyle son hesap mutabakatının imzalanamadığını, davacının sözleşmeler gereği yapması gereken iskontoları yapmadığını, davacının yürüttüğü satış politikası gereği boya kutularından çıkan kuponlar karşılığı vermesi gereken malları davalı şirkete vermediğini, davalı şirketin elinde bu şekilde yaklaşık 300.000 puanlık kupon bulunduğunu, davacının davalıya sattığı ve Irak’a ihraç edilen 710 kova Meges milenium plastik TSE’ siz ve İSO’ suz boyanın standartlara uygun olmaması nedeniyle Irak gümrüğünde bekletildiğini, bu durumun davacıya bildirildiğini ancak davalının boyaları geri almadığını ve bu boyaların bedelini de takipte talep ettiğini, güven ilişkisi nedeniyle söz konusu boyalardaki ayıbın davacıya ihbar edilmediğini belirterek davanın reddine ve ve %40 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve benimsenen bilirkiişi raporuna göre; davalının takibe konu alacağa ilişkin malları teslim aldığını kabul ettiği, ancak malların ayıplı olması ve davacının üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle bu mallara ilişkin bedellerin ödenmediğini iddia ettiği, davalının malların ayıplı olduğuna ilişkin iddiasını ispata yönelik dosyaya belge sunmadığı ve süresinde ayıp ihbarında bulunmadığı, kampanya kuponları karşılığı mal teslimi talebinde bulunulduğu, malların teslim edilmediği ve mal iadesi taahhütlerinin davacı tarafından yerine getirilmediği iddialarına yönelik davalının herhangi bir delil sunmadığı,“toplantı notu” başlıklı belgede davacı şirketin yetkililerinin imzası bulunmadığından bu belgenin davacı şirketi bağlamayacağı, bilirkişi raporuna göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 62.357,19 TL alacaklı olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, takibe itirazın iptali ile takibin 62.357,19 TL alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihi olan 06.03.2008 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi yürütülmesine ve asıl alacağın %40’ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 01.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.