YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13851
KARAR NO : 2012/4119
KARAR TARİHİ : 14.03.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı; davalı vekilinin alacağın kalmadığına dair ibrası olduğu halde davalının müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını belirterek takip dosyasındaki alacak yönünden menfi tespite ve %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı; menfi tespit davasını kabul ettiğini bildirmiştir.
Mahkemece; davalının davayı kabul ettiği, davalı vekilinin icra takibinden sonra verdiği 19.02.2009 tarihli feragat belgesinden yaklaşık 14 ay sonra davalının vekilini azlettiği, alacaklı olup olmadığını araştırmadan takibe devam ettiği, davacıyı dava açma zorunluluğunda bıraktığı, bu durumun davacıyı zararlandırıcı bir olgu olarak kabul edildiği gerekçesiyle davanın kabul nedeniyle kabulüne, davacının takip konusu bono nedeniyle davalıya asıl alacak ve fer’ileri yönünden borçlu olmadığının tespitine, asıl alacağın %40’ı oranındaki kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre,davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) İİK 72/5. maddesi gereğince dava borçlu lehine hükme bağlanır ve borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine borçlunun dava sebebiyle uğradığı zararın da alacaklıdan tahsili için tazminata karar verilir.
Somut olayın özelliğine göre, davanın kabulüne dayanak ve icra takip tarihinden sonra düzenlenen, takip konusu borca ilişkin 19.02.2009 tarihli belge gözetildiğinde, davalı alacaklının icra takibine girişmekte haksız ve kötüniyetli olduğu kabul edilemez. Bu husus gözetilmeden yanılgılı gerekçe ile davalının tazminat ile sorumlu tutulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.