YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5110
KARAR NO : 2012/11227
KARAR TARİHİ : 05.07.2012
Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki karşılıklı tazminat-itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı her iki davanın da kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı karşı davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında yetkili bayilik sözleşmesi imzalandığını, müvekkilinin, davalının ürünlerini … çevresinde pazarlamaya başladığını, müşterilerden şikayet gelmesi üzerine pazarlamayı durdurduğunu ve nedeni konusunda araştırma yaptığını, sonuçta malların ayıplı olduğunu öğrendiğini, davalı şirketin dava dışı şirketin 2005 yılı Haziran ayında ihtarı ile mallardaki ayıptan haberi olduğu halde ürünleri müvekkiline pazarlamaya devam ettiğini, durumun mahkeme kanalı ile tespit ettirildiğini, ancak müvekkilinin ticari itibarının sarsıldığını elinde kalan ürünlerin büyük bir kısmını iade faturası keserek davalıya iade etmek zorunda kaldığını BK 194. maddesine göre satılandaki ayıptan ve bunun yol açtığı zarardan satıcının sorumlu olduğunu belirtmişler şimdilik 2000 TL tazminatın ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiş;birleşene davada ise davacı tarafça alınan ürün bedellerine ilişkin başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, cevap ve toplanan delillere göre sözleşme konusu ürünlerin bozulmasında bir kusuru olmayan bayinin gizli ayıplı olduğu anlaşılan ürünlerin ayıp ihbarını süresi içerisinde yaptığı, bu nedenle bilirkişilerce saptanan kar kaybı tutarını talep etmekte haklı olduğu gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne; birleşen dava bakımından ise bilirkişi tarafından saptanan cari hesap bakiye alacak tutarının bayi Kutlum Gıda tarafından ödenmediği, bu nedenle takibe yapılan itirazın haksız olduğu gerekçesiyle birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiş hüküm davalı …A.Ş. vekilince temyiz edilmiştir.
818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 108.maddesine göre sözleşmenin feshi halinde karşı taraf sadece menfi zararını talep edebilecek, kar mahrumiyetini içeren müspet zararını ise talep edemeyecektir (Kemal Oğuzman, Borçlar Hukuku Genel Hükümler, s.324 ve 395;Turgut Uygur Borçlar Kanunu c.2,s.404). Mahkemece davacının menfi zararına ilişkin delillerinin ibrazı sağlanarak gerektiğinde bilirkişiden ek rapor ya da yeni bir rapor alınarak sonucu dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.