Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2010/5434 E. 2011/1836 K. 15.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/5434
KARAR NO : 2011/1836
KARAR TARİHİ : 15.02.2011

Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarih : 08.02.2010
No : 1300-62
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin kiracısı olan davalının birikmiş kira bedellerini ödemeden kiralayanı tahliye ettiğini, müvekkilinin kira alacağının tahsili için davalı aleyhine Büyükçekmece 3.İcra Müdürlüğünün 2008/8138 sayılı dosyası üzerinden takibe giriştiğini, ancak davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek haksız ve yersiz itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacının işyerinde kiracı olarak bulunduğu dönem itibariyle sadece 1.200.-TL borcu kaldığını, bunun dışındaki kısım yönünden borçlu olmadığını, diğer kira bedellerini davacının vekili olan …’a ödemiş bulunduğunu belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının taraflar arasındaki 1.1.2004 başlangıç tarihli kira sözleşmesi uyarınca 8.250.00.-TL asıl alacak, 1.200.00.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.720,00.-TL alacağın tahsili için davalı aleyhine Büyükçekmece 3.İcra Müdürlüğünün 2008/8138 sayılı dosyası üzerinden icra takibine girişildiği, davalının takibin 1.200.00.-TL’lik kısmını kabul edip kalan kısım yönünden takibe itiraz ettiği, davacının 6.500.00.-TL yönünden itirazın iptali ile takibin devamı amacıyla iş bu davayı açtığı, davalının itirazından sonra icra dosyasına 1.200.00.-TL’sı kira borcu olmak üzere toplam 1.540.00.-TL ödemede bulunduğu, davacı vekilinin duruşmada ve 8.6.2009 tarihli dilekçesinde davalının 500.00.-TL elden ödeme yaptığını kabul ettiği bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi kiralananın 15.12.2007 tarihinde tahliye edildiğinin tanık beyanlarıyla saptandığı, davalının yaptığı ödemelerde gözetilerek 1.1.2004 ve 15.12.2007 tarihleri arasında davacının davalıdan kira bedeli olarak 6.670.00.-TL alacaklı olduğu, ancak taleple bağlı kalınması gerektiğinden bahisle davanın kabulü ile davalının aleyhindeki icra takibinin 6.500.00.-TL’lik bölümü yönünden itirazın iptali ile takibin devamına, 6.500.00.-TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren %29 oranında reeskont faizi yürütülmesine, koşulları oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu icra takibi taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesine dayanmaktadır. Takipte 9.720.00.-TL toplam kira bedeli talep edilmiş, davalı tahliye tarihi itibariyle 1.700.-TL borcu bulunduğunu, bunun 500.-TL’sini talepten önce ödediğinden takip tarihi itibariyle 1.200.-TL borcu kaldığını belirterek bu kısım dışındaki borca itiraz etmiş, yani kısmi itirazda bulunmuştur. Dava da kısmi itiraz gözetilerek 6.500.-TL üzerinden açılmıştır. Davalı, davacı tanıklarının dinlenmesine muvafakat ettiğinden davacı tanıkları dinlenmiş ancak davacı vekili tanık dinlenmesine muvafakat etmediğinden davalı taraf tanık dinletememiştir.
Uyuşmazlık, tahliye tarihi ve kira borcunun miktarı yönünde toplanmaktadır. Davacı tanıkları mecurun 15.12.2007 tarihinde tahliye edildiğini söylemişlerse de vergi dairesinin iş yeri kapanış tutanağında tahliye tarihi olarak 30.05.5007 tarihi gösterilmiştir.
Davacı vekili olduğu dosyaya sunulan vekaletname örneğinden anlaşılan …imzalı 09.06.2009 tarihli “tutanak” başlıklı belgede de mecurun 30.05.2007 tarihinde tahliye edilip boş olarak teslim edildiği belirtilmiştir. Davacı vekili …, anılan belgede, tahliye tarihi olan 30.05.2007 tarihi itibariyle kiracı …’un 1.700.-TL kira borcu bulunduğunu, diğer kira bedellerinin vekil sıfatı ile kendisi tarafından tahsil edildiğini ve müvekkili …’ye ödendiğini, bu nedenle kiracının başkaca bir borcu olmadığını açıkça belirtmiş ve belge içeriğini imzası ile tasdik etmiştir. …’un vekaletnamesinde ahzu kabz yetkisi bulunduğuna göre, ödeme konusunu içeren bu belge borcu sona erdiren sebeplerden olduğundan davanın her safhasında re’sen gözetilebilir. Kuşkusuz vekil kira bedellerini tahsil ettiğini, bu şekildeki imzalı beyanı ile açıkladığına göre tahsil ettiği bedelleri müvekkili olan davacıya ödememiş ise bu durum vekil müvekkil arasındaki uyuşmazlığı ilgilendirir. Hal böyle olunca, mahkemece öncelikle tahliye tarihi konusunda davacı tanıklarının beyanları ile diğer deliller arasındaki çelişkinin giderilmesi ile davacı vekili …tarafından imzalanan “Tutanak” başlıklı 09.06.2009 tarihli belge ile ilgili olarak davacının isticvabı yoluna gidilmesi anılan belgenin davacı tarafça kabul edilmemesi halinde belge altındaki imzası bulunan …’un tanık sıfatı ile celp edilip dinlenmesi ve tüm deliller eksiksiz olarak toplandıktan sonra hep birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.