YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12131
KARAR NO : 2012/15366
KARAR TARİHİ : 18.10.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili şirketten mal satın ve teslim alan davalının toplam 10.004,92 TL tutarındaki fatura bedellerinden 3.464,87 TL’lik kısmını ödemediğini, alacağın tahsili için girişilen icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini iddia ederek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmolunmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, Samsun mahkeme ve icra dairelerinin yetkili olduğunu, davacı şirketçe müvekkiline teslim edilen tüm malların bedelinin ödendiğini, davacı şirkete herhangi bir borcun bulunmadığını ayrıca fatura içeriği malların müvekkili şirket yetkilisine teslim edilmiş olması gerektiğini, buna ilişkin dosya içerisinde belge olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillerle benimsenen bilirkişi raporuna göre davacının, davalıdan 6.968,26 TL alacak bakiyesinin bulunduğu, davacının toplam 3.760,54 TL üzerinden takip yaptığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1)Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2)Davacı, mal satıp, teslim ettiğini ancak bedelini tahsil edemediğini iddia etmiş, davalı ise davacıdan iddiaya konu malı almadığını savunmuştur.
İtirazın iptali davasında kural olarak ispat külfeti alacaklı davacıya aittir. Davalı, mal teslimini inkar ettiğinden, davacının mal satıp, teslim ettiği yönündeki iddiasını HUMK’nun 288. (HMK 200 md.) maddesi uyarınca yazılı delille kanıtlaması gerekir. Kapanış tasdikleri bulunmadığı anlaşılan davacının ticari defterleri lehine delil teşkil edemez. Hal böyleyken mahkemece bu yönler gözetilmeden kapanış tasdikleri bulunmayan davacı defterlerindeki kayıtların incelenmesi sonucu düzenlenen yetersiz bilirkişi, raporunun hükme esas alınarak eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA peşin harcın istek halinde iadesine, 18.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.