Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2010/2905 E. 2010/5943 K. 13.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2905
KARAR NO : 2010/5943
KARAR TARİHİ : 13.04.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava ve ıslah dilekçesinde 32.155 TL. ürün zararının elkoyma tarihinden itibaren faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde; mülkiyeti dava dışı kişilere ait olup davalı idare tarafından kamulaştırılan taşınmazın davacı tarafından kiracı olarak kullanıldığını ve taşınmaza buğday ürünü ekilmiş olduğunu, Kamulaştırma Yasasının 27.maddesince yapılan tespitte dikkate alınmayan buğday ürününe verilen zarar karşılığında davalı idare tarafından verilen zararın karşılığı olarak 4.773,6 TL.’nın müvekkiline ödendiğini, bu paranın fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak alındığını ileri sürerek yasanın 20.maddesine göre ürün kaybından kaynaklanan zararın tazmini istenilmiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden; ….. köyü …. ve … parsel sayılı taşınmazların dava dışı kişilere ait olup davalı idare tarafından kamulaştırıldığı, davacının bu taşınmazı kiracı sıfatıyla kullandığı, yasanın 27.maddesi uyarınca 2.1.2008 tarihinde yapılan tespiti takiben buğday ekili taşınmaza el konulduğu ve davacıya ürün zararı karşılığında 4.773,6 TL. ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır.
Kamulaştırma Yasasının 20.maddesinin son fıkrasında ekili arazilerin boşaltılmasının hasat sonuna bırakılacağı, hasat sonuna bırakılması mümkün olmayan hallerde ise ekin bedelinin tazmini suretiyle taşınmazın boşaltılabileceği hükme bağlanmıştır.
Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında zararın tazmin yükümlülüğü kapsamı içinde olduğu anlaşılmaktadır. Yasanın 20. maddesinde hükme bağlanmış olan tazmin yükümlülüğü, ekili taşınmazın hasat zamanı beklenmeden boşaltılması gereken hallerde, boşaltma tarihinde gerçekleşmiş olan zarar miktarıyla sınırlıdır. Başka bir anlatımla kamulaştıran idarenin hasat zamanını beklemeden el attığı taşınmazda ekili olan ürün için ödeyeceği tazminat, boşaltma tarihine kadar fiilen yapılmış olan harcamalardan ibarettir. Ekili ürünün hasat sonunda getireceği net gelir, henüz gerçekleşmeyen, gerçekleşip gerçekleşmeyeceği veya ne oranda gerçekleşeceği de bilinmeyen bir gelir olup, böyle bir gelirden yoksun kalındığından dolayı tazminat istenilmesi mümkün değildir. Bu hususlar dikkate alınmadan davacının fazlaya ilişkin talep ve dava hakkını saklı tuttuğu da araştırılmadan davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece, taşınmazın bulunduğu yörede buğday ürününün mutat ekim tarihinden el atma tarihine kadar davacı tarafından yapılan harcamaların -kira bedeli olarak ödenmiş olan miktar dahi mal sahiplerinden geri istenebileceğinden masraf kalemi olarak değerlendirilemez- miktarı belirlenmeli ve davacıya yapılmış olan ödeme de dikkate alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 13.04.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.