YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6768
KARAR NO : 2012/12810
KARAR TARİHİ : 12.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– KARAR-
Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı Hüseyin Telli arasında yapılan genel kredi sözleşmesini davalının müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığını, toplam 10.429,99 TL alacağın tahsili, 8.184,93 TL’nin depo edilmesi için yapılan icra takibinin davalının haksız itirazı nedeniyle durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, % 40 tazminata karar verilmesini talep ve dav etmiştir.
Davalı, kredi sözleşmesini müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladığını, ancak kredi borcunun ödendiğini, dava dışı asıl borçlunun kullandığı kredilerle ilgisinin bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne, icra takip dosyasında davalının toplam 9.936,70 TL’nin tahsiline ve 8.184,93 TL’nin depo edilmesine yönelik itirazının iptaline, 9.162,13 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, asıl alacağın % 40’ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava konusu genel kredi sözleşmesinde kredi limiti olarak 12.000 TL gösterilmiştir. Her ne kadar kefalet limiti sözleşmede yazılı değil ise de 12.04.1944 tarihli ve 14/13 Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca sözleşmedeki kredi limitinin kefalet limiti olarak kabulü gerekir. Kefil, kefalet limiti ve kendi temerrüdünün hukuki sonuçlarından sorumludur.
Mahkemece, kefalet limitini aşacak şekilde hesaplama yapan bilirkişi raporunun yukarıdaki ilkeler gözetilmeksizin hükme esas alınması ve yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.