Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/8794 E. 2013/5057 K. 25.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8794
KARAR NO : 2013/5057
KARAR TARİHİ : 25.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı (mirasçıları) vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı … mirasçıları …, … ve vek. Av. … ile davalı vek. Av. …’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan davacı mirasçıları ve avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacılar vekili, müvekkillerinden …’ın sorumlu müdürü ve işletmecisi olduğu … Dünyası Gıda San. Tic. Ltd. Şti. ve Giz Seb. Gıda Ltd. Şti. İsimli şirketler ile davalı arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkillerinin boş senet imzalayarak davalıya verdiklerini, müvekkillerinin borcunun toplam 78.299,35 TL olduğunu, davalının senet bedelini anlaşmaya aykırı olarak 300,000 TL üzerinden doldurduğunu belirterek müvekkillerinin takibe konu 10.11.2008 tanzim tarihli 300,000 TL bedelli senetten dolayı 221.700,65 TL borçlu olmadığının tespiti ile %40 tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların müvekkillerinden oldukça yüklü miktarda çay mamulü satın aldığını, borca mahsuben düzenledikleri çeklerin ödenmediğini bu nedenle karşılığında 300,000 TL bedelli senedin verildiğini, müvekkili şirketin alacağının senet aslı faturalar ve muhasebe kaydı ile sabit olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacıların, takip ve dava konusu senedin anlaşmaya aykırı doldurulduğu iddiasını usulüne uygun yazılı delillerle kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar takip ve dava konusu bononun ticari ilişki içerisinde boş olarak başka bir deyişle avans olarak davalı şirkete verildiğini iddia etmiş, davalı taraf ise bononun mal karşılığı verildiğini savunmuştur.
Davacılardan … yargılama sırasında ölmüş, mirasçıları davaya katılarak yargılamaya devam etmişlerdir. Mahkemece anılan davacının mirasçılarının karar başlığında gösterilmemiş olması keza bu yönün belirtilmemiş bulunması doğru değildir.
Öte yandan; taraflar tacir olup, aralarında ticari ilişki bulunduğu dosya içeriğiyle de sabittir. Nitekim mahkemece de tarafların ticari defter kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılıp 03.02.2010 havale tarihli rapor alınmıştır. Anılan bu raporda davalının alacağı 292.481,84 TL olarak tespit edilmiştir. Fakat rapor yeterli inceleme ve araştırmayı içermediği gibi Yargıtay denetimine de imkan verecek nitelikte değildir.
Hal böyle olunca, dava konusu bononun 300,000 TL bedelli olduğu, bu bononun taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında verildiğinin kabulü halinde, davalının ticari defter kayıtlarındaki alacak tutarı kadar bono bedelinden davacıların sorumlu olacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacılar yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacılar yararına takdir edilen 990.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.