YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6038
KARAR NO : 2012/12846
KARAR TARİHİ : 13.09.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. ve Av…. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan, onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Dava, 03.03.2005 tarihli Yapı Denetim Hizmet Sözleşmesi nedeni ile oluşan hak edişlerin davalıdan tahsili için yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali ve tazminat istemine ilişkindir.
Davalı vekili, müvekkilinin inşaatın müteahhidi olup, yapı sahibinin dava dışı … İş A.Ş.olduğunu, Yapı Denetim Kanunu’nun 2.maddesine göre Yapı Denetim Hizmet Sözleşmesinin yapı sahibi ile denetim şirketi arasında akdedileceğini, yapı sahibinin yapı müteahhidini vekil tayin edemeyeceğini, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, ayrıca Yapı Denetim Yönetmeliği’nin 25.maddesine göre, davacının aktif husumet ehliyetinin de bulunmadığını, esasta davacıya mesnet nitelikte ve miktarda borçları da olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucu Yapı Denetim Kanunu’nun 2.maddesine göre Yapı Denetim Hizmet Sözleşmesinin yapı sahibi ile yapı denetim şirketi arasında akdedileceği ve müteahhit şirketin bu hususta yapı sahibine vekalet edemeyeceği öngörüldüğünden ve imza tarihi itibari ile yapı sahibinin dava dışı … İş A.Ş.olduğu anlaşıldığından davanın husumetten reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Sözleşmede, davalının yapı sahibi olarak nitelendirilmesine, davacı tarafından delil olarak sunulan resmi belgelerde ve hak ediş raporlarında davalının yapı sahibi olarak gösterildiği ve ödemelerin % 95’inin davalı tarafından yapılmış olduğu gözetilerek ödemeler konusunda davacıda yaratılan güven ortamı da dikkate alındığında işin esasına girilerek uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın husumetten reddedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 900.00.TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.