YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3678
KARAR NO : 2012/5927
KARAR TARİHİ : 09.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu … aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek borçlunun, dava konusu taşınmazlarını davalı …’e satışına ilişkin tasarrufun iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taşınmazların satış bedeli ile gerçek değerleri arasında fahiş fark bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK.277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
İcra ve İflas Kanununun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da “iyiniyet kurallarına aykırılık” nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır.
Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise davalı, üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir (İİK.md.283/1). Bu yasal nedenle iptal davası, alacaklıya alacağını tahsil olanağını sağlayan, nisbi nitelikte yasadan doğan bir dava olup tasarrufa konu malların aynı ile ilgili değildir.
Borçlunun aciz ya da iflasından önce yaptığı iptale tabi tasarrufları, üç grup altında ve İİK.nın 278, 279 ve 280. maddelerinde düzenlenmiştir. Ancak, bu maddelerde iptal edilebilecek bütün tasarruflar, sınırlı olarak sayılmış değildir. Kanun, iptale tabi bazı tasarruflar için genel bir tanımlama yaparak hangi tasarrufların iptale tabi olduğu hususunun tayinini hakimin takdirine bırakmıştır(İİK.md.281). Bu yasal nedenle de davacı tarafından İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerden birine dayanılmış olsa dahi mahkeme bununla bağlı olmayıp diğer maddelerden birine göre iptal kararı verebilir (Y.H.G.K.25.11.1987 Tarih, 1987/15-380 Esas ve 1987/872 Karar sayılı ilamı). Genelde, borçlunun iptal edilebilecek tasarrufları, alacaklılarından mal kaçırılmasına yönelik olarak yapılan ivazsız veya aciz halinde yapılan tasarruflar ile alacaklılarına zarar verme kastıyla yapılan tasarruflardır.
Somut olaya dönüldüğünde borçlu … tarafından davalı …’e yapılan tasarruflar için bedel farkının oluştuğundan bahis ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de taşınmaz satışları, aynı gün ve aynı kişiye yapılmış olmakla bedel farkı için her bir taşınmaz için ayrı olarak değil taşınmazların tamamı için ödenen bedel ile taşınmazların satış tarihindeki gerçek değerlerinin toplamının karşılaştırılması şeklinde yapılması gerekir. Bu karşılaştırma yapılırken taşınmazlar üzerinde bulunan takyidatların da satış bedeline eklenmesi gerektiğinin yerleşmiş Dairemiz uygulaması olduğu da gözden uzak tutulmamalıdır. Tüm taşınmazlar üzerinde aynı takyidatlar mevcut olduğu durumda satın alan kişi için hepsinin bir kere ödeneceği düşünülerek tüm taşınmazlar için tek takyidat olarak kabul edilmesi takyidatların ilgili olduğu icra dosyalarda, satış tarihindeki kapak hesabı getirtilerek bedel farkının bu şekilde yapılması gerekir.
Açıklanan hususların ikmali ile davanın esasına ilişkin şartların araştırılması ve sonucuna göre karar verilmesi yerine eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru değildir.
Kabule göre de davanın kabulüne karar verildiği halde infazda tereddüt yaratacak şekilde davalı …’in 1 nolu bağımsız bölümdeki devrettiği payın miktarı nazara alınmadan tam hissenin iptaline karar verilmesi ve icra dosya numarası belirtilmeden yalnızca tasarrufun iptaline ilişkin karar verilmesi isabetli değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin
alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 9.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.