YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/12148
KARAR NO : 2012/18254
KARAR TARİHİ : 03.12.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; müvekkili davacının 13.06.2007 tanzim, 30/08/2007 vade tarihli, 4.000-TL bedelli senet nedeniyle davalıya borçlu olduğunu, ancak borcunun 3.700,00 TL’lik kısmını ödeyerek karşılığında makbuz aldığını, borcunun kalan kısmını da sonradan ödediğini belirterek davalıya borcunun bulunmadığının tespitine ve davalının %40’tan aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacı tarafın dayandığı makbuzdur başlıklı 13.10.2009 tarihli belge altındaki imzanın müvekkiline ait olmadığını belirterek davanın reddine ve davacının % 40’tan aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; davacı yanın ödeme belgesi olarak sunduğu yazılı belge altındaki imzanın … ve …’ün eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği, ispat yükü kendisinde bulunan davacı tarafın davalıya borçlu bulunmadığını sair bir delille de ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine ve alacağın %40 oranında kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Adli Tıp Kurulu raporunda imzanın davalıya ait olduğunun saptanamadığı belirtilmiş, davacı rapora itiraz ederek yeniden imza incelemesi yaptırılmasını istemiştir. Bu durumda Mahkemece ödeme belgesi altındaki imzanın davalıya ait olup olmadığının belirlenebilmesi için konusunda uzman kişilerden oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi heyetinden yeni bir rapor alınıp deliller hep birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.