Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2011/12970 E. 2012/6083 K. 11.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12970
KARAR NO : 2012/6083
KARAR TARİHİ : 11.05.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin yetkisizliğine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin davalı …’in sürücüsü ve maliki, diğer davalının trafik sigortacısı olduğu araçta yolcu iken gerçekleşen kazada yaralanarak daimi malul kaldığını ileri sürerek 25.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … şirketi vekili cevap dilekçesinde, yetki itirazında bulunmuş, davanın esasına yönelik olarak da davanın reddini savunmuştur.
Davalı … duruşmadaki beyanında, açılan davayı kabul etmediğini beyan etmiştir.
Mahkemece, Ankara mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Kural olarak, bir davada, davalı sayısı birden fazla ise, dava bunlardan birisinin ikametgahı mahkemesinde açılabileceği gibi (1086 Sayılı HUMK’nun 9/2, 6100 Sayılı HMK’nun 7/1 maddesi), haksız fiilin vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir (1086 Sayılı Humk’nun 21, 6100 Sayılı HMK’nun 16/1 maddesi). Bunların yanında ve öncelikle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 110. maddesi uyarınca, motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, zorunlu ve ihtiyari sorumluluk sigortası yapan şirketler aleyhine de işleten ve sürücü ile birlikte
açılması halinde, hem bu kanun hem de HUMK’nun 9. maddesi uyarınca bu davalılardan birinin ikametgahı mahkemesinde de dava açılabilir. 2918 Sayılı Yasanın 110. maddesinin son cümlesinde yer alan “kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de dava açılabileceği” kuralı kesin yetki kuralı olmayıp, davacıya tanınan seçimlik haktır.
Bir davada, birden fazla (genel ve özel) yetkili mahkeme varsa, davacı, bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açar ise, o zaman seçme hakkı davalılara geçer.
Somut olayda; davacı, aracın sürücüsü ve aynı zamanda işleteni olan davalı … ile aracın zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olan davalı … şirketi aleyhine sürekli iş göremezlik zararı ve manevi tazminat talebiyle dava açmıştır. Davalılardan …’in ikametgahı Kodallı Köyü Sorgun/Yozgat olup, dava dilekçesi bu adreste davalıya tebliğ edilmiştir. Davacı, seçimlik hakkını kullanmış ve davasını davalılardan Ethem’in ikametgahı mahkemesinde açmıştır.
Bu durumda mahkemece, davalı … şirketinin yetki itirazının reddi ile işin esasına girilmesi, taraf delilleri toplanarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yasa ve sözleşme hükümleriyle getirilen alternatif yetki kuralları ve bunların özelliği gözden kaçırılarak, yazılı gerekçelerle yetki itirazının kabulü ile yetkisizlik kararı verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 11.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.