Yargıtay Kararı 18. Hukuk Dairesi 2008/11182 E. 2010/13779 K. 25.10.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/11182
KARAR NO : 2010/13779
KARAR TARİHİ : 25.10.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 38. maddesine göre tescil istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Davacı, 296 parselden ifraz yolu ile ayrılan 368 parsel sayılı taşınmazın 1968 yılında kamulaştırıldığını, kamulaştırma tebligatı yapıldığını ve bedelin bloke edildiğini, buna rağmen taşınmazın ferağının verilmediğini belirterek 2942 sayılı Kamulaştırma Yasasının 38. maddesine göre tapunun iptali ile idare adına tescilini istemiştir.
Mahkemece; dava konusu taşınmazın tapusunun 13.07.1987’de kesinleşen Kadastro Mahkemesinin kararı ile oluştuğu ve hak düşürücü sürenin de bu tarihten itibaren başladığı, Anayasa Mahkemesi’nin 10.04.2003 gün ve 2002/112 E. 2003/33 K. sayılı kararının yürürlüğe girdiği 04.11.2003 tarihine kadar 20 yıllık hak düşürücü sürenin dolmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; dava konusu taşınmazın evveliyatının 296 nolu parsel iken ifraz sonucu 368 parsel olduğu, davalıların murisi Şıh … … adına kayıtlı iken 1968 yılında kamulaştırılıp 08.02.1972 tarihinde fiilen el konulduğu anlaşılmaktadır. Davalıların murisi Şıh … … adına kamulaştırma evrakı tebliğ edilmiş ise de kamulaştırma bedelinin davalıların murisi veya davalılar adına yatırıldığına dair bir bilgi veya belgeye rastlanmamıştır. Bu halde kamulaştırma işlemi kesinleşmediğinden 2942 sayılı Kamulaştırma Yasasının 17. maddesindeki tescil koşulları oluşmamıştır. Aynı Yasanın 38. maddesi ise Anayasa Mahkemesi’nin 10.04.2003 gün ve 2002/112-2003/33 sayılı kararıyla iptal edilmiş ve gerekçeli karar 04.11.2003 gün ve 25279 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak kesinleşmiş olduğundan bu maddeye dayanılarak da idare adına tescili mümkün değildir. Açıklanan nedenlerle hukuki dayanaktan yoksun olan tapu iptali ve tescil davasının reddi gerekirken, yazılı gerekçe ile reddedilmesi doğru değil ise de sonucu itibarıyla doğru olan ret kararının gerekçe değiştirilmek suretiyle yukarıda açıklanan gerekçe ile ONANMASINA, 25.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.