Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/18043 E. 2013/4915 K. 20.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18043
KARAR NO : 2013/4915
KARAR TARİHİ : 20.03.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki karşılıklı alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı her iki davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı-davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı-karşı davalı vekili, müvekkilinin karşı tarafın 2001 yalından itibaren Trabzon bölge, distribütörlüğünü üstlendiğini, müvekkilinin bölge müdürünün yetkilerini kötüye kullanarak davalı-karşı davalıdan olan hak ediş tutarlarını zimmetine geçirdiğini bölge müdürünü denetlemenin ve hesaplarını incelemenin karşı tarafa ait olduğunu, müvekkilinin müzayaka halinde 22.03.2007 tarihli cari hesap ibra sözleşmesini imzaladığını ileri sürerek şimdilik 10.000 TL alacağın davalıdan hak ediş tarihlerinden itibaren reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, davaya cevabında, karşı tarafla müvekkili arasında 22.03.2007 tarihli cari hesap ve ibraz sözleşmesi yapıldığını, davacı-karşı davalının müzayaka halinde sözleşmeyi imzaladığının doğru olmadığını, kaldı ki müvekkilinin bu sözleşme ile karşı taraftan olan 350,000 TL alacağından vazgeçtiğini, belirterek asıl davanın reddine karar verilmesini istemiş, karşı davasında ise ibra sözleşmesinin geçersiz olduğuna hükmedilmesi durumun müvekkilinin bu sözleşme ile feragat ettiği 355.473,55 TL’ye talep etme hakkı doğacağından şimdilik 10.000 TL’nin dava tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte karşı taraftan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda dava dışı bölge müdürünün usulsüz işlemleri nedeniyle davacı-karşı davalının zararının 813,874,94 TL olarak belirlendiği, 22.03.2007 tarihli ibraname ile bu miktarın %43’üne karşılık gelen 355.473,15 TL’nin davacı-karşı davalıya ödendiği, ödenen miktar ile gerçek zarar arasında BK’nun 21. maddesi anlamında fahiş fark bulunmadığı, bu nedenle gabinin objektif unsurunun oluşmadığı, öte yandan davacı-karşı davalının kayıtlarına göre mali durumunun iyi olduğu, müzayaka halinde olmadığı, gabinin subjektif unsurununda gerçekleşmediği, ibranamenin tarafları bağladığı gerekçesiyle asıl ve karşı davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı-davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iade edilmesine 20.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.