YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15239
KARAR NO : 2012/6440
KARAR TARİHİ : 16.04.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; davalıların, müvekkili banka ile imzalamış oldukları sözleşmeler gereğince krediler kullandıklarını ve kredi borçlarının süresinde ödenmemesi nedeniyle müvekkili bankaya borçlandıklarını, bunun üzerine borçlulara ihtarname gönderildiğini, akabinde Torbalı 2. İcra Müdürlüğünün 2008/2399 E. sayılı dosyası ile borçlular hakkında genel haciz yolu ile takip yapıldığını, davalı borçluların borca itiraz etmesi üzerine takibin durduğunu belirterek davalılar tarafından yapılan itirazların iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Takip konusu alacak yargılama esnasında davacı banka tarafından … Varlık Yönetimi A.Ş.’ye temlik edilmiştir.
Davalı vekili; icra takibi ile müvekkilinden 20.000,00-YTL fazla para istendiğini, banka kayıtları ve ödeme emri birlikte incelendiğinde müvekkilinin 12.615,00-YTL olarak bildirilen ana paralı çek bedeli olarak tarif edilen bir borcunun bankaya bulunmadığını, müvekkilinin çekleri de 9.710,82-YTL olarak belirtilen ve taksitli ticari kredi ismiyle anılan hesaptan ödediğini, müvekkilinden mükerrer talepte bulunulduğu, …’ın kefil olduğu taksitli ticari kredi borcu ödemeleri için bankanın kendisine tahsis ettiği pos makinesinden kart geçilerek ödeme yapmış olmasına rağmen bu ödemelerin bu borçtan düşülmediğini, ayrıca müvekkillerinden …’ın ise oğlunun sadece taksitli ticari kredi borcuna kefil olup diğer kalemlerde sayılan borçlarla hiçbir alakasının bulunmadığını, bu sözleşme dışında başkaca bir yerde imzasının bulunmadığını, bu borcu da oğlu vasıtasıyla düzenli olarak ödediğini, borcun likit olmayıp ancak bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkabilecek nitelikte olduğunu, bu sebeple karşı tarafın %40 icra inkar tazminatı talep etmesinin yersiz olduğunu, talep edilen faiz miktarlarının oldukça fahiş olduğunu, yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde ortaya çıkacak bir borç olduğu takdirde bu kısmı kabul edeceklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen 19/04/2011 tarihli bilirkişi heyeti ek raporu doğrultusunda; kullanılan kredi nedeniyle davalılardan talep edilebilecek miktarın asıl alacak 14.302,27-TL, işlemiş faiz 3.125,40-TL, BSMV 156,27-TL, ihtar masrafı 70,08-TL olmak üzere toplam 17.654,02-TL olduğu, takipte istenilen çek yasal yükümlülük tutarı 12.615,00-TL’nin ancak depo edilmesinin istenebileceği, ödenmesinin talep edilemeyeceği, takip tarihinden itibaren asıl alacak miktarlarından 838,14-TL’ye %118,32; 9.710,82 TL’ye %55,20; 3.753,31 TL’ye %114 oranında faiz işletilebileceği kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne, ayrıca asıl alacağın %40’ı oranında icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde ve özellikle ayrıntılı ve gerekçeli bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 16.04.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.