YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/6318
KARAR NO : 2013/2648
KARAR TARİHİ : 13.02.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit (Yargılanmanın Yenilenmesi Talepli) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı ve davalılar vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı asil … ve vek. Av. … ile davalılardan … vek. Av. …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan davacı asıl ve avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili ile davalıların ortak oldukları şirketin bankadan kredi alırken ipotek verdikleri taşınmazların, borcun ödenmemesi üzerine bankaca satın alındığını ve daha sonra satışa çıkardığını, müvekkilinin taşınmazları satın alarak şirketin borca batık olması nedeniyle annesi adına tapuya tescil ettirdiğini, annesinden de çek aldığını, mahkemece bu hususlar göz ardı edilerek verilen kararın kesinleşmesinden sonra tanıklık yapacağını bildiren kişilerin müvekkiline geldiğini, tanıkların beyanının noter aracılığıyla tespit edildiğini belirterek yargılamanın yenilenmesini, eski hükmün iptali ile davalıların açtığı menfi tespit davasının reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili; yargılamanın iadesi koşulları oluşmadığından davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı vekili; mahkemece verilen kararın kesinleştiğini, davacının iyi niyetli olmadığını bildirmiştir.
Mahkemece; davacının ileri sürdüğü yargılamanın iadesi sebebi HMK’nun 375. maddesinde sınırlı olarak sayılan sebeplerden biri olmadığı, HMK’nun 379/1-c maddesi uyarınca yargılamanın iadesi davasının mesmu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Davalılar vekilleri katılma yoluyla temyiz dilekçelerinde hükme ilişkin itirazlarını da ileri sürmüşler ise de, sözkonusu dilekçeler temyiz defterine kaydedilmemiş olduğu gibi, harçlarının da yatırılmadığı anlaşıldığından, davalılar vekillerinin temyiz istemlerinin bu nedenle reddi gerekmektedir.
2- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalılar vekillerinin temyiz istemlerinin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı … yararına takdir edilen 990,00 TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak anılan davalı …’a ödenmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlerden davacıdan alınmasına, 13.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.