Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/1451 E. 2012/6822 K. 25.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1451
KARAR NO : 2012/6822
KARAR TARİHİ : 25.05.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, yol çalışması nedeniyle hasara uğrayan araç için davalı … tarafından ödenen 2.795 TL.nin müvekkilinden tahsili için ilamsız takip başlatıldığını, kazanın meydana geldiği yerin davacının sorumluluk ağında bulunmayan bir yol olduğu iddiasıyla borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; toplanan delillere göre kazanın olduğu yerin Manisa Belediyesi’nin mücavir alanı içerisinde olduğu ve zarardan belediyenin sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının takip dosyasında borçlu olmadığının tespitine, %40 kötüniyet tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, Menfi tespit davasını kazanan borçlu yararına kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için İİK.nun 72/5. maddesi gereğince davalının yaptığı icra takibinin haksız olmasının yeterli olmayıp takibin kötüniyetle yapılmış olduğunun da anlaşılması gerekmesine ve davalı … şirke-
tinin kötüniyetli olduğunun kanıtlanamamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası nedeniyle ödenen hasar bedelinden davacının sorumlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne ve davacının takip dosyasında borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
AAÜT.nın 12.maddesinde “Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya parayla değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti (yedinci maddenin 1.fıkrasının son cümlesi 10.maddenin son fıkrası ile 11.maddenin ilk fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) tarifenin 3.kısmına göre belirlenir. Belirlenen bu ücret tarifenin 2.kısmının 2.bölümüne göre tespit edilen ücretten az olmaz.” hükmü düzenlenmiş ise de bu maddenin son cümlesine getirilen “belirlenen bu ücret tarifenin 2.kısmının 2.bölümüne göre tespit edilen ücretten az olamaz.” şeklindeki düzenlemenin Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 30.6.2001 tarih ve 2011/321 sayılı kararı ile yürütmesi durdurulmuştur. Anılan yürütmeyi durdurma kararına göre 30.6.2011 tarihinden sonra verilen hükümlerde AAÜT.ne 12.maddesinin son cümlesi uygulanamayacaktır.
Somut olayda icra dosyasındaki toplam 2.844 TL üzerinden dava kabul edildiğine göre kendisini bir vekille temsil ettiren davacı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru değil, bozma nedeni ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün HMK’nun geçici 3/2 maddesi delaletiyle HUMK.nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, hüküm fıkrasına “ kendisini vekille temsil ettiren davacı lehine 341,28 TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine” cümlesinin eklenmesine, hükmün bu hali ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA 25.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.