YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3892
KARAR NO : 2012/6312
KARAR TARİHİ : 15.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı müvekkiline ait aracın hasarlandığını, ihbara rağmen davalının hasar bedelini ödemediğini belirterek şimdilik 13.206,98 TL hasar bedeline KDV ilavesi ile olay tarihinden işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının … Nehri yatağından aracını geçirirken suların yükseldiğini, araca su dolduğunu ve çamura batması nedeniyle hasarlandığını, bu durumun teminat kapsamında bulunmadığını, irade dışında gelişmiş bir hal olmadığını, sigortalının bilerek ve isteyerek aracını nehirden geçirdiğini, olay mahallinin yol olmadığını, hasarın fahiş olduğunu, olay tarihinden faiz istenemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
27.11.2008 gün 2008/119-391 sayılı davanın reddine dair önceki hükmün davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairenin 3.6.2010 gün 2010/2124-5127 sayılı ilamı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmasından sonra davanın kısmen kabulü ile 8.000 TL tazminatın 26.3.2008 temerrüt tarihinden işleyecek ticari işlerde uygulanan reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Kasko sigortasında aslolan amaç gerçek zarar bedelinin tamamen karşılanmasıdır. Davacı sigortalının gerçek zararının giderilmesi için öncelikle aracını tamir ettirmesi veya aracının tamirine ilişkin fatura ibraz etmesi zorunlu değildir. 2918 sayılı KTK’nun “Sorumluluğuna İlişkin Anlaşmalar” başlıklı 111.maddesine göre, kanunda öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan sözleşmeler geçersizdir ve tazminat miktarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak 2 yıl içinde iptal edilebilir. Bu madde hükmünden yararlanmak için belgenin iptalinin açıkça ve ayrıca istenmesine gerek olmayıp, bir dava sırasında bu husus ileri sürülebileceği gibi yapıldığı tarihten itibaren 2 yıl içinde hükümlerinin kabul edilmediğine ilişkin bir irade açıklaması da yeterli olacaktır.
Somut olayda davaya konu riziko, 10.3.2008 tarihinde gerçekleşmiş; 11.3.2008 tarihinde hasar davalı sigortacıya ihbar edilmiş; davacı 1.4.2008 tarihli dilekçe ile davalıya müracaat ederek 8.000 TL hasar bedeli kendisine ödendiği takdirde adli ve idare merciilere müracaat etmeyeceğine dair kabul ve taahhütte bulunmuştur. Ancak davalı … şirketi rizikonun ve hasar bedelinin teminat kapsamında kalmadığını ileri sürerek o tarihte ve şartlarda davacının kabulünde olan bu meblağı da sigortalısına ödememiştir. Bu nedenle davacı tarafından verilen dilekçe ibra olmadığı gibi taraflar arasında ibra ile ilgili anlaşma bulunmamasına, davalının 8.000 TL ödememesine, 17.4.2008 tarihinde iş bu davayı açıp 13.206 TL talep etmesine göre davacının zaten 1.4.2008 tarihli dilekçeyi kabul etmediğini ortaya koyması nedeniyle davacının 8.000 TL ile bağlı olduğu düşünülemez. Kaldı ki o belgenin ibra vasfında olup taraflar 8.000 TL hasar bedelinde anlaşsalar ve davalı tarafından 8.000 TL davacıya ödenmiş olsaydı dahi yapılan ödemenin tesbit edilecek gerçek zarar
miktarı yanında yetersiz veya fahiş olması halinde belge ibra değil makbuz hükmünde olacaktır. Davacı aracında ekspertiz raporuna göre 13.206,98 TL tutarında hasar meydana geldiği, bunun içinde sigortalı aracın nehir suyunun yükselmesi nedeniyle dereden traktörle çekilirken arka tamponuna verilen 200 TL zararın da bulunduğu, bazı parçaların onarıma başladıktan sonra değişip değişmeyeceği belli olacağından bu parçaların isimlerinin yanına (?) işaretinin konulduğu belirtilmiştir. Davacının dere yatağından içinde ailesi de olduğu halde tarlasına gitmek için aracı ile karşıya geçmek istediği sırada çamura saplanması ve stop etmesi, bu sırada aniden nehir sularının seviyesinin yükselmesi nedeniyle sular içinde kalan araç hasarlanmış, o anda olay mahallinde bulunan bir başkasına ait traktör ile davacı aracı dere yatağından çekilerek çıkartılmıştır. Olayın özelliğine göre aracın hemen dere yatağından çıkarılması gerektiğinden, bu durumda çekici gelmesi beklenemeyeceğinden davalı şirket çekme sırasında meydana gelen zarardan da sorumludur. 30.10.2008 tarihli bilirkişi kurulu raporunda; ekspertiz raporunda açıklanan hasar ve masraf durumunun gerçeği yansıttığı kanaatine ulaşıldığı belirtilerek hasar yönünden ekspertiz raporu benimsenmiş ancak ekspertiz raporunda aracın onarımına başlanması haline değişip değişmeyeceği belirlenecek olan yanına soru işareti (?) konulan parçalar yönünden değerlendirme yapılmamıştır.
Bu durumda mahkemece, davacı tarafa ekspertiz raporunda değişip değişmeyeceği kesin olarak belirtilmeyen, (?) işareti ile gösterilen şüpheli parça kalemleriyle ilgili zararının oluştuğu hususunda ispat hakkı verilip gerçek zarar miktarını kanıtlamak davacının yükümlülüğünde bulunduğundan, masrafı davacı tarafça karşılamak suretiyle gerektiğinde araç üzerinde de inceleme yaptırılarak tüm dosya kapsamına göre araçta oluşan gerçek hasar miktarı yönünden önceki bilirkişi kurulunda görev yapan hasar konusunda uzman bilirkişiden (makine mühendisi) ek rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken taraflar için bağlayıcı olmayan belgenin ibra olduğunun kabulü ile yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı … vekilinin tem-
yiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı lehine BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 17.05.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.