YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9886
KARAR NO : 2010/13663
KARAR TARİHİ : 21.10.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
1- 2942 Sayılı Yasanın 4650 Sayılı Yasa ile değişik 15. maddesinin son fıkrası hükmü uyarınca, bilirkişi kurulunca yapılan değer tespitinde idarece belgelerin mahkemeye verildiği günün (dava tarihi olan 2008 yılının) esas tutulacağı dikkate alınmadan bilirkişi kurulunca daha önceki pazarlığa en son çağrı tarihinin değerlendirme tarihi olarak kabulü,
2-Kamulaştırma Yasasının 11.maddesi hükmüne göre, bedel tespit davalarında öncelikle kamulaştırılan taşınmazın değerlendirme tarihindeki vasfının (arsa veya arazi) belirlenmesi, arsa vasfında ise değerlendirme tarihinden önce özel amacı olmayan emsal satışlara göre satış değeri, taşınmaz arazi vasfında ise değerlendirme tarihindeki mevki ve şartlara göre olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri esas alınmak suretiyle değerinin belirlenmesi gerekir. Dosyaya getirtilen Belediye Başkanlığı yazılarına göre dava konusu taşınmazın imar planı içerisinde olmadığı, belediye ve diğer alt yapı hizmetlerinden faydalanmadığı, etrafının meskun olmadığı anlaşılmaktadır.
Bakanlar kurulunun Yargıtay’ca da kısmen benimsenen 28.02.1983 gün ve 1983/6122 sayılı kararı uyarınca, imar planında yer almayan bir taşınmazın arsa sayılabilmesi için belediye veya mücavir alan sınırları içinde olmakla beraber, belediye hizmetlerinden (belediyece meskun olduğu için veya meskun hale getirileceği için sunulan yol, su, elektrik, ulaşım, çöp toplama, kanalizasyon, aydınlatma vd.) yararlanan ve meskun yerler arasında yer alması gerekir. Dava konusu taşınmaz, Bakanlar Kurulu Kararının l.maddesi (b) bendinde de belirtildiği gibi fiilen meskun halde bulunmadığından belirlenen özellikleri nedeniyle “arsa” niteliğinde kabulüne olanak yoktur.
Yukarıda açıklanan nedenlerle taşınmazın arazi olarak değerlendirilmesi gerekirken arsa niteliğine göre değerlendirme yapılarak buna göre bedel belirlenmiş olması
3- Davacı idarenin harçtan bağışık olmadığı düşünülmeden gerekçeli kararda peşin alınan harcın istek halinde davacı tarafa iadesine karar verilmiş olması,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece İl Tarım Müdürlüğünden değerlendirme tarihine göre münavebeye alınacak ürünlerin hangileri olduğu ve bunlara ilişkin dekar başına ortalama verimi ve üretim giderleri ile kg.başına toptan satış fiyatlarına ilişkin resmi veriler getirtildikten sonra arazi niteliğine göre inceleme yapılmak üzere içerisinde Ziraat Mühendisi de bulunan bilirkişi kurullarından rapor alınmalı, oluşacak sonuç doğrultusunda ve bozma kararının diğer bentleri de dikkate alınmak suretiyle karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 21.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.