Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2011/10122 E. 2012/4169 K. 15.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10122
KARAR NO : 2012/4169
KARAR TARİHİ : 15.03.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vek.Av. … gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

-KARAR-
Davacı ile davalı arasında davalının satıcı davacının alıcısı olduğu 11.05.2004 tarihli halı saha malzemelerinin satışı ile ilgili sözleşme imzalandığı konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davacı vekili, davalının Garanti sözleşmesi ile müvekkiline 10 yıl garanti verildiğini, garanti süresi içinde halıda renk atmaları ve çürümeler nedeni ile kopmalar olduğunu, 25.12.2009 tarihinde tespit talebinde bulunduklarını tespit raporunda bu hususların saptandığını belirterek, sözleşmeden dönme taleplerinin kabulü ile 32.500,00 TL. semenin sözleşme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, satış sözleşmesinde Kadıköy Mahkemelerinin yetki kılındığını, bu nedenle Erzincan Mahkemelerinin yetkili olmadığını, davacının ibraz ettiği garanti sözleşmesindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, dolayısı ile 10 yıllık bir garantiden söz edilemeyeceğini, davanın bir yıllık sürede açılmadığını, tespitin yokluklarında yapıldığını bu nedenle tespit raporunu kabul etmediklerini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda; davacının seçimlik hakkını kullanarak akdin ifa yeri mahkemesinde dava açıldığından davalının yetki itirazının reddine, davalı garanti sözleşmesindeki imzasına itiraz etmiş ise de, yetki itirazının reddinden sonra davalının davayı takip etmediği sözleşmedeki imza ile garanti taahhütnamesindeki imza farklı ise de, belgelerin tanzim tarihinin farklı olduğundan imza itirazına yönelik savunmanın yerinde olmadığı, hüküm kurmaya yeterli tespit raporuna göre davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin mahkemenin yetkisine yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacı vekili , davalının garanti taahhütnamesi ile halı için 10 yıl garanti verdiğini belirtilerek garanti taahhütnamesi ibraz etmiş ise de, davalı vekili garanti taahhütnamesindeki imzanın şirket yetkilisine ait olmadığını belirterek imza itirazında bulunmuş, yokluklarında yapılan tespit raporuna da itiraz etmiştir. Garanti taahhütnamesi altındaki davalı şirkete atfen atılan imzanın davalı şirket yetkilisine ait olup olmadığı yönünde; konusunda uzman bilirkişi kurulundan ya da Adli Tıp Kurumundan rapor alınmadan hüküm kurulması doğru olmadığı gibi davalının yokluğunda yapılan ve itiraza uğrayan tespit raporu ile yetinilerek hüküm kurulması da isabetli görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir edilen 900,00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.