YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8917
KARAR NO : 2012/15377
KARAR TARİHİ : 18.10.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. sıfatıyla)
Taraflar arasındaki alacak-tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın kabulüne karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı-davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı-karşı davalı vekili, davalının iyi niyetten uzak olarak kendisine satılıp teslim olunan malzemenin bedelini karşılamada oyalayıcı bir tavır takındığını, ödeme yapmaktan kaçındığını, müvekkilinin ödeme konusundaki ısrarlı istemleri üzerine de malzemenin teknik özelliklere uygun bulunmadığı iddiasıyla aleyhte tespit yaptırma v.s işlemlere giriştiğini belirterek, her türlü fazlaya ve tazminata ilişkin hakları mahfuz kalmak kaydıyla, davalıya satılıp teslim olunan malzeme ve fatura bedeli tutarı olan 1.670,92 TL alacağın, en azından fatura tarihi olan 23/06/2008 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek ticari reeskont faizi ile birlikte tahsilini dava ve talep etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, taraflar arasında iddia edildiği gibi bir malzeme alım-satım ilişkisi olmadığını, davacı tarafın sattığı SARAVER isimli malzemenin düzenlenen bir fuarda tanıtımının yapıldığını, yaygın bir uygulaması olmadığı için müvekkili tarafından deneme amaçlı olarak alındığını, satıcının da bu malzemenin deneme amaçlı olarak verildiğini bildiğini, malzemenin 2008 yılında Nisan ayı sonu Mayıs ayı başları gibi bir zamanda teslim edildiğini, oysa faturasının yaptırılan tespitten sonra 23/06/2008 tarihinde düzenlendiğini, eğer taraflar arasında malzemenin teslimi zamanında bir alım satım ilişkisi kurulmuş olsa idi fatura tarihinin de malzemenin teslimini müteakip 10 gün içerisinde düzenlenmesi gerektiğini, sıva yalıtım malzemesinin torbalarda bulunan ve fuarda dağıtılan kataloğa uygun olarak uygulandığını, ancak malzeme kuruduktan sonra duvardan ayrılmaya başladığını, çatlaklar meydana geldiğini, bu durumun firma yetkililerine bildirildiğini, bazı firma yetkililerinin inşaat başına geldiğini, uygulama yaptıklarını, ancak torba başına 4 lt su kullanıldığını, oysa tanıtım kataloglarında torba başına 8 lt su kullanılması tavsiye edildiğini, davacı yana bu çelişki sorulduğunda torbalardaki uygulama talimatının eski zamana ait olduğu yönünde basiretli bir tacire yakışmayacak şekilde açıklamalarda bulunduklarını, malzemenin uygulandığı ve çatlamış yerlerin davacı firma yetkililerine gösterildiğini, bu yüzeye taş kaplama yapmanın mümkün olmadığını kendilerinin de kabul ettiğini, bu
Aşamadan sonra taraflar arasında niza çıkmasından endişe eden müvekkilinin Avanos Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/25 D.İş sayılı dosyası ile tespit yaptırdığını, bu işlemler için 2.949,62 TL masraf öngörüldüğünü, müvekkili tarafından malzemenin duvarlardan ve uygulama yapılan diğer yerlerden söküldüğünü, inşaatın taş kaplamasının yapılamadığını ve inşaatın 2 ay gecikmeli olarak bitirilebildiğini, tespit raporunun davacı yana tebliğinden sonra davaya konu 23/06/2008 tarih ve 293888 seri numaralı fatura düzenlenerek 03/07/2008 tarihinde tebliğ edildiğini, faturanın 07/07/2008 tarihinde iadeli taahhütlü posta ile içeriği belirli olacak şekilde iade edildiğini, Avanos Noterliği’nin 07/07/2008 tarih ve 2270 nolu ihtarnamesi ile de fatura içeriğine ve malzeme muhteviyatına ilişkin itirazların da 08/07/2008 tarihinde tebliğ edildiğini, bu sebeplerle taraflar arasında fatura alacağına dayalı bir alacak-borç ilişkisi olmadığını ve açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuş, davacı tarafın gerek malzemenin katalog özelliklerini taşımamasından, gerekse de uygulama talimatının yanlış beyan edilerek, torbalara, kataloglara basmasından dolayı müvekkilinin, tespit raporunda gösterilen 2.949,62 TL zarara uğradığını ve tespit için keşif ve mahkeme harcı olan toplam 176,58 TL harcadığını bildirerek, toplam 3.126,20 TL’nin tespit tarihi olan 16/06/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı/karşı davalı taraftan tahsilini, maddi ve manevi tazminata ilişkin haklarının saklı tutulmasını talep ve karşı dava konusu etmiştir.
Mahkemece, faturaya konu malzemelerin davalı/karşı davacıya teslim edilmesi ve bu malların bedeli hususunda tarafların bir itirazının bulunmaması, davalı tarafın beyanları ile taraflar arasındaki mal teslimine yönelik ilişkinin de alım satım ilişkisi olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle, davacı tarafın davasının kabulüne, alacağın faturaya bağlı olması ve faturaya bağlı alacaklarda ancak faturanın karşı tarafa tebliğinden itibaren faiz istebileceği dikkate alınarak, 1.670,92 TL’nin faturanın tebliğ tarihi olan 03/07/2008 tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek ticari reeskont faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacıya verilmesine, karşı davanın da hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş, mahkeme kararı davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı-davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 18.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.