Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/14761 E. 2013/2707 K. 13.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/14761
KARAR NO : 2013/2707
KARAR TARİHİ : 13.02.2013

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında müvekkilince davalıya satılarak teslim edilen mallara karşılık davalı yanca keşide olunan toplam 24.000 TL tutarlı iki adet çekin alındığını, sonrasında davalı yanca bedellerinin ödenmemesi üzerine icra takibine girişilmiş ise de davalı borçlunun itirazı sonucu takibin durduğunu belirterek, itirazın iptaliyle takibin devamına ve %40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı; ticari ilişki nedeniyle davacıya borçlu bulunmadığını daha önce aldığı malların bedelini ödediğini, davaya konu olan iki adet çekin de arasında bulunduğu toplam 60.000 TL tutarlı beş adet çekin hatır çeki olarak davacıya verildiğini karşılığında bir mal verilmediği gibi bedelsiz bulunan çeklerden davadışı üç adedi davacı yanca iade edilmesine rağmen davaya konu iki adedinin geri verilmediğini ve haksız şekilde takibe konu edildiğini bildirerek, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; davalı yanın takibe konu çeklerin hatır çeki veya davacıdan satın alınacak mallara karşılık avans şeklinde verildiğine dair savunmasını yazılı delillerle kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının itirazının kısmen iptaliyle 24.000 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına hükmolunan tutarın %40’ına tekabül eden 9600 TL tutarındaki icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
TTK 726/1. Yeni TTK (814/1.) maddesinde “hamilin cirantalarla keşideci ve diğer çek borçlularına karşı haiz olduğu müracaat hakları ibraz müddetinin bitiminden itibaren altı ay geçmekle zamanaşımına uğrar” denilmekte olup diğer bir anlatımla hamilin kambiyo hukukunun kendisine tanıdığı haklardan yararlanma olanağını yitirdiği hüküm altına alınmıştır.
Ancak bu halin, çekin bir temel ilişki sebebiyle borçlu tarafından imzalanıp tevdi edilmiş olduğu dikkate alındığında, lehdarın temel ilişkiye dayanarak dava açma hakkını etkilememesi gerektiği şüphesizdir. Ne var ki, zamanaşımına uğramış çek artık tek başına alacağın varlığını ispatlamaya yeterli kabul edilmeyecektir. Bu itibarla keşidecinin imzasını taşıyan çeke HUMK 292/1 HMK 202/1. maddesi uyarınca yazılı delil başlangıcı olarak dayanılıp, tanık da dahil gösterilerek tüm deliller toplanılmak suretiyle iddianın kanıtlanması yoluna gidilmelidir.
Somut olayda davacının lehdar, davalının keşideci olarak yer aldığı toplam 24.000,00 TL tutarlı iki adet çekin yasal sürede müracaat edilmemesi nedeniyle zamanaşımına uğradığı ve davacı tarafından bu iki çeke dayanılarak icra takibine geçildiği davalının itirazı üzerine takibin durduğu görülmekte olup, bu durum karşısında yazılı delil başlangıcı niteliği taşıyan davaya konu çeklerle ilgili olarak davacı lehdarın temel ilişkiye konu alacağını tanık dahil her türlü delille kanıtlama olanağı bulunduğu ve böylece ispat yükünün davacı tarafta olduğu gözetilerek tüm deliller toplanıp varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken dava ve takibe konu belgelerin çek vasfında olduğunun kabul edilip ispat yükünün tayininde yanılgıya düşülmek suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.