YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3046
KARAR NO : 2012/10633
KARAR TARİHİ : 27.06.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili …’ın davalıyı tanıdığını, paraya ihtiyacı olduğunda davalıdan ödünç para aldığını ve kısa süre sonra davalıya ödediğini, davalının 16.01.2009 tarihinde müvekkiline 56.000,00-TL ödünç para verdiğini, bu paranın iadesine ilişkin olarak müvekkili …’ın keşideci, yetkilisi olduğu müvekkili … Medikal Turizm Ltd. Şti’nin kefil olduğu 08.05.2009 vade tarihli 29.905-USD ve yalnızca müvekkili …’ın keşideci olduğu 23.05.2009 vade tarihli 6.400-USD olmak üzere toplam 36.305-USD bedelli bonoların düzenlenerek davalıya verildiğini, bonoların tanzim tarihlerinin gerçeğe aykırı olarak sonradan doldurulduğunu, bonolara karşılık banka aracılığı ile davalı hesabına muhtelif tarihlerde ödeme yapıldığını, bono bedellerinin fazlasıyla ödenmesine rağmen davalı yanca bonolara dayalı olarak müvekkilleri aleyhine iki ayrı icra takibine girişildiğini, takiplerin kesinleştiğini, müvekkilinin uygulanan hacizler nedeniyle iş yerini kurtarmak amacıyla her iki icra dosyasına ödeme taahhüdünde bulunduğunu, taahhütlerin özgür iradesi ile verilmediğini, öte yandan muzayaka ve baskı altında müvekkili …’dan muhtelif miktarlarda 18 adet toplam 33.000,00 TL bedelli bonoların alındığını, ayrıca davalının baskısı nedeniyle 6.500,00-TL avukatlık ücreti ödendiğini, davalı hakkında bedelsiz senetleri işleme koymak ve tefecilik yapmak suçlaması ile ilgili şikayette bulunulduğunu ileri sürerek müvekkillerinin … İcra Müdürlüğünün 2009/2249 ve 2009/2244 esas sayılı icra takiplerinden dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, yapılan ödemelerin istirdatına, 6.500,00-TL olarak avukatlık ücreti adı altında alınan paranın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 18 adet toplam 33.000,00-TL bedelli bonolar nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, bonolardan 25.07.2010 ödeme tarihli 1.500,00-TL miktarlı bono bedelinin ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin zaman zaman davacıya ödünç para verdiğini, icra takibine konu yapılan bonoların gününde ödenmemesi üzerine takibe geçildiğini, ödeme yapılan tarihlerin takibe konu bonoların keşide tarihlerinden önce olduğu, ödemelerin takibe konu bonolara ilişkin olduğu yönündeki iddianın gerçek olmadığını, bonoların icra takibine konulduğu şekli ile davacı tarafından müvekkiline verildiğini, aksinin yazılı deliller ile davacı tarafından ispatlanması gerektiğini, davacılar hakkında takiplerin kesinleştiğini, borç miktarının kabul edilerek ödeme taahhüdünde bulunulduğunu, takibe konu edilmeyen bonoların davacının başka borcuna yönelik düzenlendiğini, iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve toplanan deliller doğrultusunda, taraflar arasında uzun süre öncesine dayanan arkadaşlık ilişkisi olduğu, 1995-1996 yıllarından itibaren davacının davalıdan borç para aldığı, dava ve icra takibine konu bonolara yönelik olduğu iddia edilen muhtelif tarihli ödemelerin dava konusu bonolarla ilgisinin olmadığı, ödemelerin bonoların keşide ve vade tarihlerinden önce olup ödemelerin dava konusu bonolara ilişkin yapıldığı hususunun ve davacı iddialarının usulüne uygun delilerle kanıtlanamadığı, davacılar tarafından davalıya yemin teklifinde bulunulmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan öteki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacılar ödeme iddiasında bulunmuş, buna ilişkin banka havale dekontlarına delil olarak dayanmışlardır. Bu dekontlardan 25.06.2009 tarih 10.900 USD miktarlı olanı dışındakilerin dava konusu senetlerin tanzim tarihlerinden önceki tarihlerde düzenlenmiş oldukları gözetildiğinde dava konusu senetlere karşılık olmadıklarının kabulünde isabetsizlik bulunmamakta ise de ödeme dekontlarından 25.06.2009 tarihli 10.900 USD miktarlı ödemenin dava konusu senetlerin vade tarihlerinden sonraki bir tarihi taşıması nedeniyle kural olarak mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapılan havale niteliğinde olduğu gözetilmeden bu hususta yeterli gerekçe de gösterilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.