Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/7088 E. 2012/14898 K. 11.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7088
KARAR NO : 2012/14898
KARAR TARİHİ : 11.10.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

– K A R A R –
Davacı vekili, davalının müvekkili hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe başlandığını, müvekkilinin davalı lehine Gaziantep ili … Köyü 110 ada 2365 parselin tamamı üzerine teminat amaçlı azami sınırlı ipotek tesis ettiğini, bu ipoteğin davalı tarafından satılan ya da satılacak malzemelerden dolayı doğmuş ve doğacak tüm borçları için teminat oluşturduğunu, ipotek tesisinden sonra taraflar arasında herhangi bir alışveriş olmadığını ve müvekkilinin herhangi bir borcu bulunmadığını, davalının takibe girişmekte kötü niyetli olduğunu iddia ederek borçlu olmadıklarının tespiti ile takibin iptaline, tazminata hükmolunmasına ve ipoteğin fekkine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevabında, hiçbir hukuki ilişki doğmaksızın yüksek miktarlı bir ipotek verilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, takipten önce davacı borçluya ihtarname gönderildiğini, itirazda bulunulmadığını, borç miktarının kesinleştiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davalı şirket ile davacının ortak ve yetkilisi bulunduğu şirket arasında bayilik sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşme uyarınca davacının ortak ve yetkilisi olduğu bayi şirketin her türlü borçlarının karşılığı olarak ipotek verdiği, davacının ortak ve yetkilisi bulunduğu şirketin, davalı ile mal alımı nedeniyle tarafların birbirinden borç ve alacağının 31.12.2009 tarihi itibariyle kalmadığı, ipoteğin karşılıksız sayılması gerektiği, davalının icra takibine girişmekte kötü niyetli olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 11.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.