YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12156
KARAR NO : 2012/5955
KARAR TARİHİ : 09.05.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili müvekkiline kasko sigortalı aracın davalılardan …’in maliki, …’nın sevk ve idaresindeki aracın çarpması sonucu hasarlandığını belirtip, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere sigortalıya ödenen tazminatın kusur oranına göre 50.238, 00 TL’sinin 08.10.2008 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar vekili ilk oturumda ve cevap dilekçesinde derdestlik ilk itirazında bulunup, kusura, tazminat miktarına ve faize itiraz etmiş, davacının davalıları ibra ettiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre daha önce açılan davanın farklı Sigorta Poliçesi ile sigortalanan dorseye ait olduğu, bu dosyanın ise çekici zararına ilişkin olduğu belirtilip derdestlik ilk itirazı ret edilerek davanın kısmen kabulü ile 36.000,00 TL’nin 08.10.2008 ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, özellikle oluşa uygun olarak düzenlenen
uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve maddi tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Dava, TTK’nun 1301. maddesi hükmüne dayanılarak açılan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Sigortacının açtığı rücu davalarında faiz oranı halefiyete göre belirlenir. Davayı sigortalı açsaydı hangi oran geçerliyse sigortacının onun halefi olarak açtığı davada da aynı oran geçerlidir. Buna göre sigortacının davalı olarak gösterdiği araç, ticari araç ise (kamyon, tır, otobüs, ticari taksi, minibüs, vb.) sigorta tazminatının ödendiği günden itibaren talep halinde avans faizine (ticari faize) hükmedilmelidir. Davalı olan araç, ticari araç değilse kanuni faiz uygulanır.
Somut olayda, davalı tarafa ait araç traktör olup, ticari araçlardan olmadığından yasal faize karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde avans faizine hükmedilmesi doğru değil bozma sebebi ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK’nun geçici 3/2. maddesi delaletiyle hükmün 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne ve kararın hüküm fıkrasının 1. bendinde yazılı “Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 36.000,00.-TL’nin ödeme tarihi olan 08.10.2008 tarihinden itibaren işleyecek” tümcesinden sonra gelen “avans faizi” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılmasına ve yerine “yasal faizi” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 9.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.