YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9136
KARAR NO : 2012/18268
KARAR TARİHİ : 03.12.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince davalının “….” ünvanı ile ticari faaliyet gösterdiği … yerinde davacının ürettiği “Turkuaz” markalı suların nihai tüketiciye satışı işini üstlendiğini, sözleşme gereğince müvekkilinin sattığı malları ve bu mallara ilişkin faturaları davalıya teslim ettiğini, ancak davalının toplam 16 adet fatura bedeli olan 7.232,54 TL’yi ihtarata rağmen ödemediğini, bunun üzerine davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının borca haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, davalının borca itirazında ileri sürdüğü husumet itirazının yerinde olmadığını, davaya konu faturalardan önce düzenlenen fatura ve irsaliyeleri davalının …soyadı ile herhangi bir itiraz ileri sürmeden kabul ettiğini, faturalar üzerinde belirtilen vergi kimlik numarasının davalıya ait olması nedeniyle davalının husumet itirazının iyi niyet kurallarına uygun düşmediğini, ayrıca müvekkili şirketin unvanında ‘doğal’ kelimesinin bulunmadığını sehven yazıldığını ,ödeme emri ekinde takibin dayanağı olan cari hesap ekstresinde….’. ibaresinin yazılı olmasının nedeninin iki şirketin kardeş şirketler olması ve aynı bilgisayar sistemini kullanıyor olmaları olduğunu belirterek davalının itirazının iptaline ve davalı hakkında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; icra takibinin borçlusu ve bu davanın davalısının … …… olduğunu, oysa müvekkilinin adının … olduğunu, bu nedenle öncelikle davanın husumetten reddinin gerektiğini,icra takibinde ve dava dilekçesinde davacının ünvanının …. olarak gösterildiğini,ancak dosya içindeki vekaletnamede …’ olduğunu, ayrıca davacının unvanının faturalarda ‘… ve cari hesap ekstresinde ‘Coca Cola Sat. ve Dağ. A.Ş.’ olduğunu, müvekkilinin …i.’nin 2006 yılına kadar bölge bayii olduğunu, 2006 yılında davacı şirketin işi Coco-Cola firmasına devrettiğini ve yeni sahibinin su fiyatlarını aniden fahiş bir şekilde artırması üzerine müvekkilinin su almayı kestiğini, böylece bayilik ilişkisinin sona erdiğini, bunun üzerine davacı firma yetkilileri Fuat
… ve Hilmi Sincar ile 19.10.2006 tarihinde ibralaşmak suretiyle ticari ilişkinin sonlandırıldığını, müvekkilinin işlerinin fiilen kardeşi Tuncay Tüylü tarafından yürütüldüğünü bu nedenle ibranamede müvekkilinin değil… adının bulunduğunu, Coca-Cola firmasının fahiş fiyatla gönderdiği suların ve bu sulara ilişkin faturaların iade edildiğini, iade faturalarının…. imzasına tebliğ edildiğini belirterek davanın reddine ve davacı hakkında kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan delillere göre; yazım hatası sonucu davacı şirketin unvanına “doğal” kelimesinin eklendiği, yine gerek davaya konu gerekse önceki döneme ait fatura ve irsaliyelerde davacı tarafından davalının adının … … olarak yazıldığı, buna rağmen davalının hiç itiraz etmeksizin bu faturaları ticari defterlerine kaydettiği anlaşıldığından davalının husumet itirazına itibar edilmeksizin davaya konu alacağın davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkiden kaynaklandığının kabul edildiği, davalının faturaları ticari defterlerine kaydettiği, davalının önce faturalara konu mallar için iade faturası düzenleyerek davacıya malları ve faturaları teslim ettiği yönünde savunmada bulunduğu, ancak iade faturalarının davacıya tebliğine ilişkin olarak sunduğu tebliğ belgesinde alıcı olarak… şirketinin göründüğü, tebligatı alan kişinin de … şirketinde çalıştığı, ayrıca tebligat parçasında gönderi içeriğinin ne olduğunun yazılı olmadığı, iade faturalarının davacının usulüne uygun olarak tutulmuş ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, davalının usulüne uygun olarak tutulmayan ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının iade faturalarını ve bu faturalara konu malları davacıya teslim ettiğini ispatlayamadığı, yine davalının ödeme savunmasını dayandırdığı 19.10.2006 tarihli ibranamenin davacı şirket adına yapılmadığı gibi davacı şirketin o tarihte yetkilisi olan kişilerin imzalarının bulunmadığı, hatta davalının dahi imzasının bulunmadığı bu nedenle ibranamenin davacı yönünden bağlayıcılığının olmadığı, davacının usulüne uygun tutulan ve kendisi lehine delil teşkil eden ticari defterlerindeki kayıtlara göre davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 7.232,54 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 03.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.