YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/394
KARAR NO : 2012/5992
KARAR TARİHİ : 10.05.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı şirkete kasko sigortalı müvekkiline ait aracın tek taraflı trafik kazasında hasarlandığını, ihbara rağmen davalının hasar bedelini ödemediğini belirterek 10.000 TL hasar bedeli ile 177 TL çekici ücreti toplamı 10.177 TL’nın olay tarihinden işleyecek faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, sigortalının oğlu …’nın alkollü araç kullanması nedeniyle ehliyetinin geri alındığını, aracın sürücüsünün … olduğu ileri sürülmüşse de bu şahsın yaralanmadığını, …’ın kaza sonucu yaralandığını ve 214 promil alkollü olduğunu, sürücü değişikliği yapıldığını, doğru ihbar mükellefiyetine uyulmadığını, … ile …’nın olay tarihine ait telefon kayıtlarının incelendiğinde hadisenin ne şekilde olduğunun anlaşılacağını, poliçede meslek ve yaş nedeniyle sigortalı için özel indirim uygulandığını, sigortalı tarafından kaza yapılmadığından tazminattan %10 indirim yapılması gerektiğini, tazminatın fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 9.000 TL hasar bedeli, 177 TL çekici ücreti toplamı 9.177 TL’nın 24.11.2009 ekspertiz raporunun tanzim tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. TTK’nun 1269.maddesi uyarınca, malı rehin alan kimse o mal üzerindeki menfaatini kendi adına sigorta ettirebileceği gibi aynı yasanın 1270.maddesi hükmü gereğince bir başkasının da rehin konusu malı rehin alan he-
sabına ve onun lehine sigorta ettirmesi mümkündür. Böyle bir durumda, sigortalı durumda olan rehin hakkı sahibi olduğundan sigorta şirketinden tazminat talep etme hakkının da öncelikle ona ait olması gerekir. Sigorta ettiren, ancak sigortalı malın dain ve mürtehini olan ve lehine sigorta edilenin açık muvafakatını almak suretiyle sigortadan, şayet kendi menfaati de zedelendiği takdirde, tazminat istemek hakkına sahip olur.
Somut olayda, yargılama aşamasında sigortalı araç üzerinde rehin hakkı sahibi olan … Şubesi 11.4.2011 tarihli yazısı ile “dava sonunda hükmedilecek bedelin rehin alacaklısı sıfatı ile bankaya ödenmesi kaydı ile davaya muvafakat ettiklerini” bildirmiştir. Şarta bağlı muvafakatın geçerli olduğu kabul edilemez.
Bu durumda mahkemece dain ve mürtehin sıfatı bulunan … Şubesinin açık ve şartsız muvafakatı olmadığından (ilgilisince sağlanamadığı takdirde) davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … Sigorta AŞ vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma sebebi ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … Sigorta AŞ’ye geri verilmesine 10.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.