YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/5079
KARAR NO : 2013/7833
KARAR TARİHİ : 30.04.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin, davalı şirketten 14.09.2007 tarihli 16995 ve 16996 yevmiye nolu iki adet ve 10 araca ait Finansal Kiralama Sözleşmesi imzalandığını, bu araçlara ait tüm borçlarını ödeyerek senet asıllarını davalı şirketten almasına ve 02.04.2009 tarihli ibraname düzenlenmesine karşın, davalının taşıtların mülkiyetinin devrine yanaşmadığını ileri sürerek, fazlaya ait hakları saklı kalmak üzere davalı şirketten kiralanan 10 adet aracın borcunu ödemesi nedeniyle araçların müvekkili şirket adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin 1991-2007 arası finansal kiralama şirketi olarak faaliyetini sürdürdüğünü, dava konusu 10 adet aracın 24.04.2007 tarihli başka bir finansal kiralama sözleşmesi ile başka bir şirkete finansal kiraya verildiğini, davacı ile yapılan sözleşmenin mükerrer olarak geçersiz olduğunu, davacının dayandığı senetler ile sözleşme arasında irtibat kurulamadığını, senetlerin sebepten mücerret olduğunu, senetlerin şirket zimmetinde de bulunmadığını, davalı şirketin Genel Kurul Kararı iptal edildiği için, davacı ile yapılan Finansal Kiralama Sözleşmesinin hukuken bütün neticeleriyle yok hükmünde olduğunu, 02.04.2009 tarihli belgeye de dayanılamayacağını, vadeler dolmadan bütün borcun ödendiğine dair yazının gerçeği göstermeyeceğini, idari yargının görevli olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece dosya kapsamı, bilirkişi raporu, karşısında dava konusu araçlar yönünden davacı yararına dava tarihi itibariyle mülkiyet hakkının doğduğu kanıtlanamadığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında yapılan Finansal Kiralama Sözleşmesinin davalı şirketi bağlayan geçerli sözleşmeler olduğunun kabulünde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Nevar ki, taraflar arasında imzalanan sözleşme eki ödeme planında belirtilen bedellerin senetlerle ödeneceğine ilişkin herhangi bir kayıt bulunmamakta ise de; davacı yan, bu ödeme planı doğrultusunda senetler verildiğini ve bu senetlerin ödenerek geri alındığını iddia etmiştir.
Ödeme iddiasında bulunan davacının bu iddiasını usulüne uygun delillerle kanıtlaması gerekir. Nitekim, bu doğrultuda davacı yan ödeyerek geri almış olduğu bonoları ibraz etmiştir. Bu bonoların keşidecisi davacı şirket, lehdarı davalı şirket olup, arka yüzlerinde “ …’na ödenir.- Tahsil amaçlıdır…” şeklinde yazılmış, altında davalı şirket kaşesi ve yetkililerinin imzası ve onun altında “ödeyiniz … imza” bulunup, bir kısmında bu imzanın altında … , bir kısmında ise …isimli kişilerin imzaları olduğu, bir kısmında … kaşesi bulunduğu görülmektedir. Bonoların açıklanan bu durumu, mahkemenin senetlerle sözleşme arasında uyum bulunmadığı yönündeki gerekçenin doğru olmadığını göstermektedir.
Öte yandan dosya içerisinde ibraz edilen davalı şirket yetkililerince imzalanan 02.04.2009 tarihli ibranamede davacı şirkete hitaben “Firmamızdan finansal kiralama yolu ile satın aldığınız aşağıda plakaları yazılı araçların firmamıza hiçbir borcu kalmamıştır. Tamamı tahsil edilmiştir. Finansal kiralama sözleşmesindeki süre sonunda araçlarınızın devri, firmanızına yapılacaktır… “ denilmiştir. Bu durumda mahkemenin anılan bu ibranamenin noterlikçe düzenlenmemiş olduğundan geçerli kabul edilemeyeceği yönündeki gerekçesinde de isabet bulunmamaktadır. Fakat, 3226 sayılı Finansal Kiralama Kanunu 7. maddesine göre “Sözleşmenin feshinin mümkün olmadığı süre” başlıklı bölümde “Sözleşmeler en az 4 yıl süre ile feshedilemez. Hangi kiralama hallerinde bu sürenin kısalacağı, Bakanlar Kurulunca çıkartılacak Yönetmelikte belirlenir” hükmünün somut olayda geçerli olduğunun kabul edilmesi gerekir.
02.04.2009 tarihli ibranamedeki “… Finansal kiralama sözleşmesindeki süre sonunda araçların devri firmanıza yapılacaktır… “ cümlesi gözetildiğinde dava erken açılmıştır.
Mahkemece, davanın sadece erken ve zamansız açılmış olması gerekçesiyle reddi gerekirken, bunun dışında olaya uygun düşmeyen gerekçelerle birlikte davanın esastan reddi isabetli değil ise de, sonucu itibariyle doğru olan kararın HUMK. 438/son maddesi hükmü uyarınca gerekçesi değiştirilerek ve düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle sonucu itibariyle doğru olan hükmün yazılı ve düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.