YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12756
KARAR NO : 2010/16162
KARAR TARİHİ : 14.12.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, Kamulaştırma Yasasının 4650 Sayılı Yasayla değişik hükümleri uyarınca, kamulaştırma bedelinin tespiti ve irtifak hakkının idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Dava konusu taşınmaz arsa kabul edilerek bu niteliğine göre kamulaştırma bedeli tespit edilmiştir.
Geri çevirme kararı üzerine Belediye Başkanlığınca dosyaya gönderilen 07.04.2008 gün M.23.0.SİV.O.11/120 sayılı yazıda; dava konusu … köyü … Köyü 54 ada 19 parsel sayılı taşınmazın belediyenin koruma amaçlı imar planı içinde olduğu, yol, su, elektrik, çöp toplama, kanalizasyon ve aydınlatma hizmetlerinden yararlandığı, meskun mahale 1 km uzaklıkta olduğu belirtilmiştir. Mahkemece, yerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda ilçe merkezine 1 km mesafede olduğu belirtilmiş ise de mahkemece bu konuda yapılmış bir gözlem bulunmamaktadır.
28.02.1983 gün ve 1983/6122 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesinin 1.maddesinin (b) bendine göre, belediye ve mücavir alan sınırları içinde bulunup da imar planı ile iskan sahası olarak ayrılmamış olmakla birlikte fiilen meskun halde bulunan ve belediye hizmetlerinden yararlanmakta olan yerler arasında kalan parsellenmemiş arazi ve arazi parçaları arsa sayılır. Buna göre; belediye sınırları içerisinde olup da imar planında yer almayan bir arazi parçasının arsa sayılabilmesi için belediyenin tüm hizmetlerinden yararlanır durumda olması ve çevresinin meskun bulunması gerekir. Bu iki koşul bir arada gerçekleşmiş olmadıkça o yer arsa sayılamaz. Somut olayda dava konusu 54 ada 19 parsel sayılı taşınmazın hangi tarihte imar planı içine alındığı, planın türü (nazım-imar) çevresi meskun olup olmadığı, belediye hizmetlerinden yararlanıp yararlanmadığı ve tüm bu unsurlara ilişkin bilgiler toplanıp belgelendirilip, tartışılmadan taşınmazı arsa olarak değerlendiren raporlara göre hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
Bilirkişi kurulunca … köyü 12 ada 3 parsel sayılı taşınmazın 03.05.2004 günlü ve 15.000 TL bedelli satışı somut emsal kabul edilerek dava konusu taşınmazın değeri bulunmuş olup geri çevirme kararı üzerine Tapu Sicil Müdürlüğü yazısı ve ekindeki akit tablosundan somut emsalin 18.12.1973 günü ve 980 TL bedelle satıldığı bildirildiği halde bu hususlar dikkate alınmadan düzenlenen ikinci bilirkişi raporuna itibar edilerek karar verilmesi,
3- Davanın niteliğine göre vekille temsil edilen taraflar yararına maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken davacı idare lehine avukatlık ücreti verilmemesi, davalı taraf lehine ise maktu yerine nispi avukatlık ücretine hükmedilmesi,
4- 4650 sayılı Yasa hükümlerine göre açılan tespit ve tescil davalarında alınması gereken karar ve ilam harcının tarifelerin maktu kısmında yazılı olan miktara göre belirlenmesi gerekirken tespit edilen kamulaştırma bedeli üzerinden nispi harç alınması,
Doğru görülmemiştir.
Mahkemece öncelikle dava konusu taşınmazın nitelikleri tam olarak belirlenmeli, arsa olduğunun saptanması halinde emsalleri sorulup kayıtları getirtilmeli, gerekirse resen emsal araştırması yapılmalı ve bilirkişi kurullarından ek raporlar alınarak oluşacak sonuç doğrultusunda karar verilmelidir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 14.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.