YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/7937
KARAR NO : 2010/13438
KARAR TARİHİ : 19.10.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Dava dilekçesinde, eğitim ve öğretim giderinden kaynaklanan 21.872,54 TL alacağın sarf tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsili, karşı davada ise istenen borcun 6.500 TL’sinden sorumlu olmadıklarının tespiti istenilmiştir. Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ancak;
1-Dava dilekçesi davalılardan …’a 22.05.2008 tarihinde tebliğ edilmiş, bu davalı tarafından 09.06.2008 tarihinde karşılık dava açılmıştır. HUMK’nun 203.maddesinde karşılık davanın cevap süresi içerisinde açılabileceği, 195.maddesinde ise cevap süresinin on gün olduğu belirtilmiştir. Bu durum karşısında, davalılardan … tarafından açılan karşılık davanın süre yönünden reddine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
2-Dosya içerisinde bulunan, İzmir 18. Noterliği’nce 16.10.2002 tarih ve 024011 yevmiye ile düzenlenen, davalılar tarafından da imzalanan yüklenme senedinde yükümlü ve kefilin ödeyeceği tazminatın faizinin başlangıç tarihi “sarf tarihi” olarak belirtilmiştir. Sarf tarihinden maksat, ilgili kurum tarafından yükümlüye yapılan her bir kalem masrafın yapıldığı tarihtir. Şayet, sarf tarihlerinin tespiti mümkün değil ise faizin başlangıç tarihi olarak eğitim ve öğretim dönemi sonunun ya da yapıldığı yılı takip eden yıl başının faiz başlangıcına esas alınması gerekir.
Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında, 16.10.2002 tarihinde Gülhane Askeri Tıp Akademisi’nde eğitim ve öğretimine başlayan yükümlü …’ın 28.08.2006 tarihinde disiplin notunu kaybetmesi nedeniyle ilişiğinin kesildiği anlaşılmaktadır. Dosya içerisine getirtilen masraf çizelgesinden yükümlüye yapılan masrafların yapıldığı yıl itibarıyla gösterildiği anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında, faize, yükümlüye yapılan masrafların yapıldığı yılı takip eden takvim yılının başından itibaren hükmedilmesi gerekirken, eğitim ve öğretim dönemi sonundan itibaren faize hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 19.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.