YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/866
KARAR NO : 2012/11199
KARAR TARİHİ : 05.07.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı ve davalı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. … ile davalı vek. Av. Maşallah Doğan’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü
.
-KARAR-
Davacı vekili, davalı tarafından müvekkili aleyhine … 6. İcra Müdürlüğü’nün 2011/3873 esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus takip yoluyla icra takibi yapıldığını, ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edilmemesi nedeniyle müvekkilinin takipten geç haberdar olduğunu, takibe dayanak senet üzerinde lehdar hanesinde tahrifat yapıldığını ve senedin boş bölümlerinin doldurularak takibe konulduğunu, ayrıca müvekkilinin takip alacaklısına borçlu olmasını gerektirir herhangi bir ticari münasebetinin bulunmadığını belirterek müvekkilinin … 6. İcra Müdürlüğü’nün 2011/3873 esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibi sebebi ile borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline ve takibin haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle asıl alacağın % 40’ından aşağı olmamak üzere davalı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasındaki taşınmaz satım sözleşmesi nedeniyle dava konusu senedin verildiğini, senet üzerinde tahrifat yapılmadığını bildirerek davanın reddi ile davacı hakkında %40’dan aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacı vekilinin duruşmada davanın takip hukukuna yönelik olduğu şeklindeki beyanda bulunduğu, bu beyanla icra mahkemesinde de dava açıldığı, davacının talebinin maddi hukuka yönelik bulunmaması ve icra mahkemesinde de takip hukukuna ilişkin dava açılması nedeniyle hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacı yan, aleyhinde başlatılan icra takibinden dolayı borçlu olunmadığının tespiti isteminde bulunmuştur.
Vakıaların sunulması taraflara, hukuki niteleme ve dilekçelerin yorumlanması görevi hakime aittir. Nitekim mahkemece karar gerekçesinde davanın menfi tespit davası olarak açıldığı belirtilmiştir. İcra takibinin iptali istemli İcra Hukuk Mahkemesine başvurulması ve istemin reddine karar verilmiş olması dahi genel mahkemelerde menfi tespit davasının açılmasına engel değildir. Zira dar yetkili ve şekli inceleme yapan İcra Hukuk Mahkemesi kararları, maddi anlamda kesin hüküm oluşturmaz.
Açıklanan hususlar karşısında mahkemece, davanın İİK.nun 72.maddesi anlamında menfi tespit davası olarak nitelendirilmesi ve bu yönde araştırma yapılması gerekirken, yazılı gerekçe ile hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda belirtilen nedenlerle kararın taraflar yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına vekilleri Yargıtay duruşmasında hazır bulunan taraflar lehine 900,00’şer TL duruşma vekalet ücretinin yek diğerinden alınıp bir diğerine verilmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.