YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/912
KARAR NO : 2012/11200
KARAR TARİHİ : 05.07.2012
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı tarafından duruşmalı davacı vekilince de duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. … gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan, onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçeleri süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkilinin eski eşi olan davalı ile evlilik birliğinin devamı süresinde birlikte çalıştıklarını, müvekkilinin 3. kişilere verilmek üzere düzenlediği bir senedin davalı tarafından kendi adına doldurularak icra takibine konu yapıldığını, boşanma akabinde davalının müvekkiline ibraname verdiğini, müvekkilinin davalıya takip konusu senet karşılığında borcu bulunmadığını belirterek icra takibine konu senet nedeniyle 200.000 USD borçlu olmadığının tespitine, Bakırköy 4. İcra Müd.nün 2007/1059 E. sayılı dosyası ile yapılan takibin iptaline ve kötü niyetli davalının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, dava değerinin 247.800,00 TL olarak gösterilmesine karşın borçlu olunmadığının tespiti istenen Bakırköy 4. İcra Müdürlüğü’nün 2007/1059 E. sayılı dosyasında takip değerinin 654.798,80 TL olduğunu, davacının eksik harcı tamamlaması gerektiğini, takip konusu bononun bizzat davacı tarafından doldurularak kendisine verildiğini, boşanma döneminde düzenlenen protokolün evlilik birliği içinde edinilen malların paylaşımını kapsadığını, tarafların alacakları hakkında bir düzenleme içermediğini, kendisi tarafından davacıya bir ibraname verilmediğini, dayanılan ibranamedeki imzanın kendisine ait olmadığını, imzasının taklit edildiğini, davalının icra takibine itiraz etmediği gibi haciz sırasında da borcunu ikrar ettiğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda toplanan delillere göre; ibraname altındaki imzanın davalıya ait olduğu, ibranamenin boşanmadan sonra veya en azından boşanma sırasında düzenlendiği ve dava konusu bonoyu kapsadığı, davacının haciz baskısı ile borcu kabul beyanının geçerli olmadığı gerekçeleriyle davanın kabulü ile davacının Bakırköy 4. İcra Müdürlüğü’nün 2007/1059 E. sayılı takip dosyasına konu, 14.02.2004 tanzim tarihli ve 200.000,00 TL bedelli bonodan dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiş, davacı vekilinin 04/11/2011 tarihli dilekçesi ile maddi hatanın düzeltilmesi talep edilmiş, mahkemece HMK’nun 304/1. maddesi gereğince 27/10 2011 tarih ve 2008/817 esas 2011/496 karar sayılı kararının hüküm fıkrasının 1. maddesinin ikinci satırında yer alan “…. tanzim tarihli ve 200.000,00 TL bedelli” ibaresinin maddi hata sonucu sehven yazıldığı anlaşıldığından bu kısmın “… 20/12/2003 tanzim ve 14/02/2004 ödeme tarihli ve 200.000,00 USD bedelli” şeklinde tashihine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Davacı vekili, davalı vekilinin temyiz dilekçesine karşı düzenlediği temyize cevap dilekçesinde hükme ilişkin temyiz itirazlarını ileri sürmüşse de söz konusu dilekçenin HUMK’un 433. maddesinde öngörülen 10 günlük yasal süre içinde verilmediği anlaşıldığından davacı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddi gerekmiştir.
2- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nlu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı lehine 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıdaki yazılı onama harcının temyiz edenlerden davalıdan alınmasına, fazla yatırılan peşin harcın istek halinde davacıya iadesine, 05.07.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.