YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/4410
KARAR NO : 2012/10449
KARAR TARİHİ : 25.06.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili; müvekkili şirket tarafından davalı aleyhine … İcra Müdürlüğünün 2010/3928 sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın borca itiraz etmesi üzerine icra takibinin durdurulduğunu, davalı tarafın borcun 3.001,32 TL’sini ödediğini, ancak 11.988,00 TL’lik bölümünü ödemediğini belirterek davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacı tarafın yetkisiz yerde dava açtığını, … mahkemelerinin yetkili olduğunu, ayrıca yapılan takibin de kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddine ve %40’dan az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi kök ve ek raporları doğrultusunda; davalı şirketin takibe konu alacakla ilgili faturalarda belirtilen kumu davacı şirketten aldığı, ancak bedelin tamamını ödemediği, davalının takip dosyasına yaptığı itirazda haksız olduğu, savunmalarında ileri sürdüğü hususları kesin olarak ispatlayamadığı, davacının alacağını tahsil etmek için takip yapmakta ve dava açmakta haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının … İcra Müdürlüğünün 2010/3928 sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın % 40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 4 adet faturaya dayalı ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava konusu faturaların kapalı fatura olduğu anlaşılmıştır. Kural olarak kapalı fatura ödemeye karine teşkil eder. Bu durumda somut olayda karinenin aksini kanıtlama yükü davacı taraftadır. Davacı kanıt olarak 31/01/2009 tarihli “Sözleşmedir” başlıklı bir belgeyi dosyaya sunmuş ise de, davalı taraf sözleşme altındaki imzanın davalı şirket yetkilisi …’e değil, şirketi temsile yetkisi bulunmayan …’e ait olduğunu ve şirketi bağlamayacağını savunmuş, davacı vekili de sözleşme altındaki imzanın …’e ait olduğunu muhtelif beyanlarında belirtmiştir. Bu durumda Mahkemece sözü edilen sözleşmenin davalı şirketi bağlamayacağının kabulü gerekir. Mahkemece bu yönden delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.