YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/17979
KARAR NO : 2013/5006
KARAR TARİHİ : 21.03.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkillerinden şirket ile davalı TMSF’ye devredilen EGS Bank arasında genel kredi sözleşmesi ile bu sözleşmeye istinaden işletme rehni sözleşmesi de imzalandığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını, ancak işletme rehninin paraya çevrilmesine rağmen bu bedelin takip konusu miktardan düşülmediğini, müvekkillerinin davalı Fon’a borçlarının olmadığını belirterek müvekkillerinin İzmir 4.İcra Müdürlüğü’nün 2000/3549 Esas sayılı dosyasındaki takipten dolayı borçlu olmadıklarının tespiti ile fazladan ödeme var ise bu ödemenin istirdatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların krediye ilişkin borçlarının halen sürdüğünü, işletme rehni sözleşmesiyle rehnedilen işyerinin devrinin kat ihtarından daha önce olduğunu ve bu bedelin borçtan düşüldüğünü, davacı tarafın dava dilekçesinde bahsettiği ödemelerinde düşüldüğünü ancak borcun halen sürdüğünü belirterek davanın reddini istemiştir.Davalı taraf alacağını yargılama sırasında RCT Varlık …ye temlik etmiştir.
Mahkemece iddia, cevap, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda davacılardan … ve …’ın asıl borçlusu davacı… Ltd.Şti. olan kredi nedeniyle müteselsil kefil sıfatıyla takip tarihi itibariyle davacıların 516.258.866,810.TL (eski para ile) borçlu oldukları, borca mahsuben toplam 27.753.030.TL (eski para ile) ödendiği, yani davacıların halen davalıya borçlu olduğu, ayrıca davacılardan… Ltd.Şti. adına şirket vekili tarafından dosyaya vekaletname ibraz edilmediği bu nedenle bu davacı yönünden usulüne uygun dava olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş hüküm davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Davacılar davalı tarafça takibe konu edilen kambiyo senedinin kredi sözleşmesinin teminatı olduğunu , ancak yapılan ödemeler düşülmeden takibe geçildiğini belirterek menfi tespit davası açmışlardır. Davalı 23.03.2005 tarihli cevap dilekçesinde kredi sözleşmesinin kat edildiğini, ödemelerin ve rehnin paraya çevrilmesinden sonra tahsil edilen paranın mahsubundan sonra kalan borcun icra dosyasında talep edildiğini savunmuştur. Mahkemece yeniden seçilecek uzman bilirkişi kurulundan taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin takip tarihi itibariyle belirlenip davacı tarafça yapılan ödemeler ve hükme esas alınan ancak Yargıtay denetimine elverişli olmayan rapora yapılan itirazlar dikkate alarak yeniden rapor alınması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediği gibi davacılardan şirket vekili olarak Avukat …’ye verilen vekaletname dikkate alınmadan karar verilmesi de bozmayı gerektirmiştir..
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı hükmün BOZULMASINA,peşin harcın istek halinde iadesine, 21.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.