Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2012/535 E. 2012/9592 K. 06.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/535
KARAR NO : 2012/9592
KARAR TARİHİ : 06.06.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında imzalanan Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Tüplü Bayiliği Sözleşmesi kapsamında davalı-bayinin iş yerinde … Sulh Hukuk Mahkemesince 2010/152 D.İş. sayılı dosyası ile yapılan tespitte farklı dağıtım şirketlerine ait boş ve dolu tüplerin bulunduğunun tespit edildiğini, davalının bu davranışının sözleşmeye aykırılık oluşturması sebebiyle Bayilik Sözleşmesinin … Noterliği’nin 04.05.2010 tarihli ihtarnamesi ile feshedildiğini ileri sürerek sözleşmeye aykırı hareketi sebebiyle sözleşmenin feshine yol açan davalıdan fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 3.500 TL. tüp depozito bedeli, kar mahrumiyeti olarak 5.000 TL. ve cezai şart olarak 6.500 TL. olmak üzere toplam 15.000 TL’.nin ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının yaptığı tespitin müvekkilinin bayilik adresinden farklı bir adreste yapıldığını, davacının sözleşmeyi fesihte haksız olduğunu, tespit işleminin yapıldığı 12.08.2009 tarihinden 10 ay sonra sözleşmeyi fesheden davacının kötü niyetli olduğunu, Bayilik Sözleşmesinde müvekkilinin belirli bir miktarda LPG alım taahhüdünün bulunmadığını, satışların azalmasındaki etkenin piyasadaki durgunluk ve doğal gazın hızla yaygınlaşmasına bağlı olduğunu, dolayısıyla sözleşmenin ihlalinin söz konusu olmadığından davacının cezai şart ve kar mahrumiyeti talep edemeyeceğini, talep edilen miktarda tüpün müvekkiline teslim edilmediğini ve teslim edilen tüplerin depozito bedeli ödendiğinden davacının bu kalem yönündeki talebinin reddi gerektiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davacının sözleşmeye aykırılık teşkil ettiğini iddia ettiği eylemin … Sulh Hukuk Mahkemesinin delil tespiti işlemi ile 12.08.2009 tarihinde tespit edildiği halde sözleşmenin 4.5.2010 tarihinde feshedildiği, bu durumda aykırılık teşkil ettiği ileri sürülen eylemin üzerinden uzun bir süre geçmiş olduğu gözetildiğinde davacının sözleşmeyi fesih hakkından vazgeçmiş olduğunun kabulünün gerektiği davacı bu hakkını uzun bir süre kullanmadığından davalı bayi nezdinde haklı bir güvenin oluşmasına yol açtığı, sözleşmenin feshinin açıkça hakkın kötüye kullanılması anlamına geleceği, zira davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddialardan birinin davalının Eylül 2009 ve Mart 2010 tarihlerinde LPG alımlarının %55 düşmesi olduğu, oysa tespit işleminin 12.08.2009 tarihinde yapıldığı, bu durumda sözleşmenin fesih sebebi geçerli olmadığından davacının sözleşmeyi feshinin de geçersiz olduğu, dolayısıyla davacının depozito bedeli, kar mahrumiyeti ve cezai şart talep edemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, davalının imzalanan Sıvılaştırılmış Petrol Gazları (LPG) Tüplü Bayiliği Sözleşmesi hükümlerine aykırı hareket ederek iş yerinde başka markalara ait tüplerin tespit edildiği iddiasıyla sözleşmenin feshi nedeniyle tüp depozito bedeli, kar mahrumiyeti ve cezai şart alacağı istemine ilişkindir. Mahkemece, tespit işleminin yapıldığı 12.08.2009 tarihinden uzun süre sonra 04.05.2010 tarihinde sözleşmenin feshinin, hakkın kötüye kullanımını teşkil ettiği, yine davalının 2009 yılı Eylül ayı ve 2010 yılı Mart ayı LPG alımının %55 düşmüş olduğu iddiasının ise tespit işleminden sonraki döneme ilişkin olduğu, bu durumda davacının sözleşmeyi feshetmekte haklı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasındaki anılan Bayilik Sözleşmesi’nin 17. maddesinde “Bayi, anlaşmanın her ne sebeple olursa olsun feshi üzerine 15 gün içinde elinde mevcut veya tali bayilerinde bulunan dolu ve boş depozitolu tüpleri …’a iade ve teslimle yükümlüdür. “ hükmü yer almaktadır. Mahkemece anılan sözleşme hükmü gözetilerek, halen davalının elinde bulunan ya da bulunması gereken davacıya ait tüp stokunun uzman bilirkişi marifetiyle inceleme yapılarak tespit edilmesi, sonucuna göre davacının tüp depozito bedeline yönelik talebinin değerlendirilmesi gerekirken sözleşmenin haksız nedenle feshi gerekçe gösterilerek bu talep yönünden de yazılı şekilde davanın reddi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.